Beş yüz yetmiş bir yılı günlerden pazartesi.
Rebiülevvel ayının on ikinci gecesi.
Gerçekleşti dünyanın en büyük hadisesi.
Doğdu Fahri kâinat Allah’ın son elçisi.
Şeref verdin Dünyaya alemin efendisi.
Hem yerde hem de gökte Nebilerin Nebisi.
Yüz yirmi dört bin Nebi geldi geçti nicesi.
Yandı en nurlu kandil Allah’ın sevgilisi.
Saf saf olup indiler Melekler yer yüzüne.
Kendi nurunu Rabbim katmış onun özüne.
Bakmaya doyulmuyor Nur Muhammed yüzüne.
İman ettik efendim şüphesiz her sözüne.
Küfrün ateşi sönmüş senin nurun yanmıştı.
Senin geldiğin gece çok şeyler yaşanmıştı.
Kisranın sarayında direkler yıkılmıştı.
Save gölü kurumuş Semave çağlamıştı.
.
Dede Abdulmuttalip dedi adı Muhammed.
Pak annemiz Amine der ki yavrum ol Ahmed.
Sağnak sağnak Dünyaya o gece yağdı Rahmet.
Gökteki adı Ahmed yer de oldu Muhammed.
Onda zirve yapmıştı imanın derecesi.
La ilahe illallah dilinin ilk hecesi.
Kırk yaşında Allah’ın Ulaştı ilk Vahiy si.
Kur’an-ı Kerim ona indi kadir gecesi.
Kulunun mutluluğu Allah’ın gerekçesi.
Dua yüce Allah’a kulunun dilekçesi.
Hazreti Muhammed’le gelmişti reçetesi.
Kur’an iki dünyada huzurun penceresi.
Kayıt Tarihi : 11.02.2007 13:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!