Kendi cenazesine yetişemeyen
Azgın sularda ömrü tükenmiş kayıklar gibi kasırgalarda çalkalandıkça merhum kıyıya vurduğu
Palaspandıras silinti süprüntü
Gerilmiş bükülmüş tuzak kapanları gibi martı çığlıklarına boğulup bulanarak
Kül benizli hıçkırıkları orta yerden kopan gök gürültüsü boz bulanık
Masmavilerini gardorapsız kenara koymuş çıkarmış beyaz köpüklü deniz dalgalarını andıran
Düştüğü yerden kalkamayan
Eğildiği yerden düzelip doğrulamayan
Sırtını insan yüküne yaslanmış sandalyalara palas pandıras pusarak
Hazırlıksız yakalanılmış provasız sorulardan
Ya da birbirinin kullanılmış kefeninden yırtılarak en bildik tanıdık yerden sıyrılıp çıkan
Ezber, tutuklu ve hortlak
Kapana girmiş kısılmış sıvası dökük kupkuru ayazda
Kendi üstüne kilitlenmiş hiçkimsesiz evler gibi bulanmış boşluğu silkeleyip sarsıyorken poyraz
Uğruna düşen her şeyi
Ve kalabalığına karışan herkesi sürükleyip götürüyor sicili bozuk hayat , gök yarılıyor, zaman çınlıyor
Yer yıkılıyor
Feriştahını şaşırmış sapaklara akıyor insan seli
Oluk oluk
Fitil fitil
Fellik fellik
Azgın sapkın ve dur durak bilmeden
Seyfi Karaca…. Mart/26
Kayıt Tarihi : 29.03.2026 16:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!