KURŞUN
Kurşun dediğin, Sadece bedeni deler sanırlar... Oysa en derin yarayı, Sevdiğinin susuşu açar.
Bir kurşunla ölmez insan, Ama bir "git" sözüyle Defalarca toprağa düşer.
Ben sana hedef olmadım, Yüreğimi açtım. Sen ise tetiği çekmedin belki, Ama sessizliğin, Bütün mermilerden ağırdı.
Şimdi göğsümde Çıkmayan bir kurşun taşıyorum. Doktorlar değil, Sadece sen çıkarabilirdin. Sen de dönmedin...
aşklar tabancayla değil, Sevilmeyerek öldürülür.
En acısı da Kurşunun açtığı yara kapanıyor... Ama sevdiğinin açtığı boşluk, Ömür boyu kanıyor.
Ben seni bir savaşın ortasında sevmedim, aşkın en kanlı meydanı, İki insanın birbirine yabancılaşmasıymış.
Kurşun demire dökülür, Aşk ise sabra... İkisi de ateşte şekil alır. Biri bedeni deler geçer, Diğeri ruha saplanır.
Bana "unut" dediler. Sanki kalbin bir cebi varmış da Adını çıkarıp yerine başkasını koyacakmışım gibi...
her gece, Yastığıma düşen sessizlik, Namludan çıkan son ses gibi yankılanıyor. ben, Her sabah biraz daha eksilerek uyanıyorum.
sen giderken Yanında yalnızca kendini götürmedin; Gülüşümü, Hayallerimi, Yarına inancımı da alıp gittin.
bir gün, Belki adımı bile hatırlamayacaksın. Ben ise seni unutmuş gibi yaşamayı öğreneceğim.
Kurşun, çıktığı namluyu unutur.
Hedef, kendisine isabet eden anı asla...
Sen belki beni unutan olacaksın, Ben ise seni taşıyan.
kurşunlar Eti deler geçer...
Kimi kursun
İnsan ömrünü.
Kayıt Tarihi : 3.07.2026 00:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!