Kürsî-i pîr-i irfân, menba‘-ı feyz ü safâ,
Sözleri dürr-i beyân, kalbi serâpâ ziyâ.
Şemşîr-i kilk-i belîğ, meydân-ı hakta gezer,
Bâtıla karşı kalem, tîğ-i celâlet keser.
Bir dem o kürsîdeki heybetli âvâz-ı pîr,
Gönüllere verdi şevk, akıllara ise tefkîr.
Şimdi sükût içre ger ol kürsî, yâdın yaşar,
Nâm-ı güzînin gönül levhinde tâ haşre kadar.
Kayıt Tarihi : 30.08.2026 18:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Kürsî-i Üstâd / Üstadın Kürsüsü Kürsî-i pîr-i irfân, menba‘-ı feyz ü safâ, /İrfan sahibi üstadın kürsüsü, manevi bereketin ve gönül huzurunun kaynağıdır. Sözleri dürr-i beyân, kalbi serâpâ ziyâ. /Sözleri değerli inciler gibidir; kalbi ise baştan sona nurla doludur. /Şemşîr-i kilk-i belîğ, meydân-ı hakta gezer, Güçlü ve etkileyici kalemi, hakikat mücadelesinin meydanında bir kılıç gibi dolaşır. Bâtıla karşı kalem, tîğ-i celâlet keser. /Kalemi, batıla karşı koyar; yanlışları ve hakikate aykırı olan şeyleri kesip ortadan kaldırır. Bir dem o kürsîdeki heybetli âvâz-ı pîr, /Bir zamanlar o kürsüden yükselen üstadın heybetli sesi, Gönüllere verdi şevk, akıllara ise tefkîr. /Gönüllere heyecan ve manevi istek verdi, akılları ise düşünmeye ve tefekkür etmeye sevk etti. Şimdi sükût içre ger ol kürsî, yâdın yaşar, /Şimdi o kürsü sessizlik içinde kalsa da, onun hatırası yaşamaya devam eder. Nâm-ı güzînin gönül levhinde tâ haşre kadar. /Senin seçkin ve şerefli adın, insanların gönüllerinde kıyamet gününe kadar yaşayacaktır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!