Renkleri sen öğrettin bana,
Bak bu uçarı derdin,
Bu sanki ölü derisi.
En çok,
Soluk denizi severdin.
Bir eksik dedim hep,
Seni geçirdim yüreğimden.
Doldurmaya çalıştım,
En dolmayacak doluluklarla.
Gittikçe büyüdü,
Bir obruk misali hayalimden.
Milyarlarca insandan;
Biri yok artık!
Bir eksik say,
Bir eksik.
Hiçbir zaman tamamlanmayacak,
Ufacık, hırçın, yorgun;
O yoksa;
Güneş mi doğuyor,
Mavilikler mi coşuyor,
Çiçek mi kokuyor,
Hatırlatma kendini,
Senin kokun,
Silindi sinemden.
Sinem ağırlaştı,
Ağırlığı kederden.
Umrumca herkese yazdım,
Pervasızca herşeye yazdım.
Ben..
Ben,bir sana yazamadım anne.
Belki korktum,
Belki kaçtım.
Samimiyet dedi Üstad.
Samimiyet..
Tükendi samimiyet,
Bize kalan merhamet.
Bugün veda..
Anlaşılamıyorsan,
Yok olacaksın.
Anlatamıyorsan,
Susacaksın.
Artık anlayamıyorsan,
Hiç beklemedim,
Beklenen ilhamı.
En güzel anlamı,
Gözlerinde buldum.
Bürünmedim şair kılığına,
Aklına gelivereyim bir gün,
Yüreğinde ki yangın harlansın.
Şimdiler de görmelisin beni,
Görsen,
Gördüğünle yanarsın.




-
Kürşat Hardal
-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarDeğerli yorumunuz için teşekkür ederim :)
Serbest vezinle yazılmış anlam dolu çok güzel şiirleriniz var.Benim de antolojideki * işaretli olmayanlar aynı yazdığınız tarzda gençlik şiirlerim yani sizi okuyunca gençliğimi hatırlamış oldum.
Kaleminize ve yüreğinize sağlık diliyorum, herşey gönlünüzce olsun, selamlar ve saygılar sunarım.