Yola revan olan, gün doğmadan yollarda
Kimi sessiz sedasız öylesine göçer
Bazıları da teşyi olunur kollarda
Yolcular; şu fani ömürden gelir geçer
Kürşat AK
Yolcuyuz bu alemde, bu diyarda biz
İki, üç günlük ömrün çile bekçisi
Yüreğimizden sökülürse sevgimiz
Bu hayat asla mutlu edemez bizi
Hancıyız bu şehirde ve bu semtte biz
engeller rast gelir sağıma ve soluma
çukur bir yanda, tümsek bir yanda
adımım giderse bir uçuruma
geriye dönüşün olmadığı zamanda
yolların bittiği anda
bir his bulanır
bir can uyanır
yolun açık olsun
hasreti tanır
vakti hasretin
Hüzünlere varmıştık, gelmişti yolun sonu
Bir ayrılık, bir özlem, hüzünlerdi hep konu
Yaktığım sigaranın dumanında tütmüştü
Hasretiyle tutuşup aramıştım ben onu
Bir ayrılık şarkısı çalıyor rüzgarlarla
Uykusuzluk kalmış geceden bana
Uykumu uyusam gene yorgunum
Herşey hoş gelirdi önceden bana
Ömrümden geçen her sene yorgunum
Doğaya küsmüş şehir bile yorgun
Sevgiler yosun tutmuş hislerin kıyısında
Aşkları yitirmişiz yosunlu kayasında
KÜRŞAT AK
Bana seni gerek seni
Bir kez gönül yıktın ise
Arayıp sormasın beni
İbret olsun her meclise
"Bize dünya gerekmez" der
Dalımı eğenlerin ağacını sökemem
Yurduma göz dikenin yüreğini sökerim
Dertleşecek dost yoksa ben derdimi dökemem
Haine çakmak çakıp benzin bile dökerim
Hain dediysem bana değil, vatana hain
yürek çıkmazı masumlara eza
gariplere bulunur suç ve ceza
zayıfların gücü yetmez hakeza
alnına yazılmış silinmez yazı
garibin bir kere şansı gülecek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!