Hem sevdayı çeken, hemde hor görülen benmiyim
Yaklaşırken engel var, yakınken neden yok ümit
Aşağılanmış, ezilmiş, hüzünlü dündenmiyim
Geriye bakmadan ve hiç birşey söylemeden git
Kürşat AK
Bir sızı derince
İplikten daha ince
Belki kısa ve ensiz
Bazen sanki kütük
İçimde ağır yük
Hava sıcaktan kavrulsa da
Mevsim yaz olsa da
Ama gönlün kış ise
Soğuk sularda elemden
Demlenen soğuk demden
Kurtulamazsın
Huzur var mı ki; bulasın
Bulup da mutlu olasın
Neden sararıp solasın
Kederinde solma gönlüm
Aklına bir sızı düşer
Neşen çok olsun
Gözün tok olsun
Hayalin olsun
Derdin yok olsun
Sevgi can olsun
Can aşktan geçer de gönül tarumar
Kaderin cilvesi neden ahuzar
Sevgiliye düşkün görmeden bahar
Sonbaharda yaprak dökülüyordu
Biz düş kurarken kader gülüyordu
Kaybolan düşlerin arkası yarın
İsterse düşlerden zirveye varın
Mezara varınca kefeni sarın
Zamanla kemikler bile eriyor
İnsanlara yaradandan himaye
kendini boşlukta hissetmek, sonsuz ve derin
boş yere bağlanmak mı; olamaz senin eserin
yeri yok hayatta; kendini kaybedenlerin
tutulmak mı; ruhumda hiç olmayacak yerin
Kürşat AK
Boz bulanık rüzgarında savruldum
Karayel'e, poyraz yele sor beni
Kor alevden ateşinde kavruldum
Aşkla göz süzen güzele sor beni
Kim bakarmış benim gibi yüzüne
ezilip büzülene
yollara düzülene
gözünden süzülene
kader mi denir yaş mı
aklından kurduğuna




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!