Kurmaca Dünya Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4851

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Kurmaca Dünya

Anlatım bilim derler, incelerler kurguyu,
Sen bana reva gördün bu amansız duyguyu,
Hiç sormadan yarattın içimdeki korkuyu.
*
Olay örgüsü dedin, satırları karaladın,
Kaleminin ucuyla şu kalbimi yaraladın,
Beni bir bölüm sonuna hapsedip de araladın.
*
Başkahraman bendim hani, yalanmış sözlerin,
Metinler arasında kaybolup gitti izlerin,
Ne kadar da soğukmuş o anlamsız gözlerin.
*
Çatışma yarattın, ruhumu ateşe attın,
Zaman ve mekanı hep birbirine kattın,
Kendi kurgun içinde beni ucuza sattın.
*
Perspektif değişti, ben dışarıda kaldım,
Her sayfa dönüşünde derin hayale daldım,
Yazdığın bu romandan sadece keder aldım.
*
Şimdi bir raftayım, tozlu bir kitap evinde,
Kimse beni okumaz bu yalnızlık devrinde,
Sitemim sanadır, duramam artık seyrinde.
*
Alt metin gizledin, içinde sırlar yatıyor,
Anlatıcı susmuş, hikaye dibe batıyor,
Kalbim bir kurguda, senin için atıyor.
*
Bakış açısı dedin, daralttın dünyamı,
Mahvettin gece gündüz gördüğüm rüyamı,
Kimse anlayamadı içimdeki bu dramı.
*
Odaklayıcı sensin, sadece sen görüyorsun,
Beni kelimelerle ince ince örüyorsun,
Bu sahte kurguda beni öne sürüyorsun.
*
Geriye dönüşlerle deştin eski yarayı,
Zindan ettin bana o görkemli sarayı,
Hiçbir zaman bulmadın o ılımlı arayı.
*
Anlatı zamanı durdu, akmıyor saatler,
Boşuna verilmiş o büyük vaatler,
Bir sayfa ucunda bitti tüm kabahatler.
*
Motifler işledin, hepsi acıdan ibaret,
Bu nasıl bir öykü, bu nasıl bir esaret?
Bende kalmadı artık tek bir satır cesaret.
*
Göstergeler anlamsız, kararttın sen ünümü,
Satırların mahvetti o aydınlık günümü,
Göremez kimse artık bu zavallı yönümü.
*
Anlatıcının sesi yavaş yavaş kısılıyor,
Tüm hayallerim bir bir duvara asılıyor,
Üstüme kurguların ağır yükü basılıyor.
*
Üst kurmaca yapmışsın, bitmez senin hilen,
Bulunmaz satırlarda gözyaşımı silen,
Olmadı benim kıymetimi bu metinde bilen.
*
Diyaloglar sahteymiş, monologlar yalan,
Sensin beni bu dipsiz uçurumlara salan,
Geride bir tek sensin hayallerimi çalan.
*
Betimlemeler soğuk, üşüyor bak ellerim,
Sitemkar cümlelerle dökülür hep dillerim,
Soldu kurgun yüzünden açan güzel güllerim.
*
Dış odaklanma ile baktın bana uzaktan,
Hiçbir farkı kalmadı kurduğun o tuzaktan,
Ayrı düştük seninle o sıcacık kucaktan.
*
Söylem ve öykü ayrı, yarım kaldı muradım,
Bu yalan hikayede silindi gitti adım,
Ne bir neşe bıraktın ne de ağızda tadım.
*
Okur tepkisi dersin, kim umursar beni,
Satırların içinde arıyorum bak seni,
Kurguladın en baştan ruhsuz bir bedeni.
*
Temalar paramparça, motifler oldu sürgün,
Yaşıyorum sayende hep böyle üzgün üzgün,
Bitmeyecek bu roman, geçmeyecek hiçbir gün.
*
Her bölüm bir işkence, her paragraf bir dert,
Olmalıydın sen yazar hikayesinde mert,
Rüzgarlar esiyor bak sayfalarımda sert.
*
Çözüm bölümü geldi, düğümler hep çözüldü,
Yanaklarımdan yere yaşlar bir bir süzüldü,
Seni seven bu kalbim metinlerden üzüldü.
*
Anlatıcı değişti, sesin artık duyulmaz,
Böylesi bir kurguya inan asla doyulmaz,
Benim ismim bir daha bu kitaba koyulmaz.
*
Kapanış cümlesinde saklıdır bütün veda,
Boşluğa karışıyor ettiğim her bir nida,
Senden bana yadigar kaldı bir acı seda.
*
Kitabın kapağına yazıldı son kelime,
Kederden başka bir şey geçmedi hiç elime,
Kimse derman olmadı bu acınası halime.
*
Metinsellik içinde kaybolup gittik biz,
Silindi sayfalardan bıraktığımız her iz,
Sitemim satırlara, kalbim engin bir deniz.
*
Bitti kurmaca dünya, son buldu bu hikaye,
Ayrılıktır kurgudan bize düşen tek paye,
Yokluğun satırlarda kaldı dev bir sermaye.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 22.08.2026 10:30:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!