Damlalar, ya da güllerin mendilleri.
Ben seni çektim,
Yüreğimdeki dar vakitte.
Yalnızlık, zar atan melekler etrafımda.
Gözlerimde kimsesiz bir coğrafyadır uzanan.
Gülsem mi, yoksa ağlasam mı?
Bıraksalardı, anlatacaktım.
Bıraksalardı, o son trene yetişecektim.
İşte o an birbirimizi görecektik.
Belki de her şey değişecek,
Dünya yeniden kurulacaktı, ikimiz için.
Bıraksalardı, yeniden sevecektik.
Damlayan acılar ıslatır mı ölümü.
Ve böylece ölüm hafifler mi?
Ve böylece, böylece kıyıya yanaşır mı kaderlerimiz.
Bir kere daha buluşur mu yüreklerimiz.
Çalsana, çalsana sevgilim.
Bendeki şarkıyı son defa çalsana.
Öldük mü, yoksa…
Yoksa alfabeli yalnızlıkta mı seçtik, Azrail’i.
Söylesene sevgilim,
Kaç tane İstanbul yeterdi sana.
Yetmedi mi, benim çılgın yüreğim.
Yetmedi mi, kapının önündeki sabahlamalarım.
Yaşıyor ve yaşanıyor bir şekilde.
Yüreğimdeki zincirler sana doğru.
Bazıları kırılıyor, bazıları kopuyor.
Nerede olduğumu bilmeden başka pencerelerde.
Hangi yağmur beni toprağa taşıyacak.
Son hayalim ne zaman gelecek.
Yaşamak, yıldızların üstünde.
Kendi kendine aşk mıdır, ölüm.
Yorgunluğumun içinde bir mimar.
Çiziyor kainatı.
Uçuruyor güllerle çiçekleri.
Ben gitsem ne olacak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!