Sen, yüzünde asırların yorgun coğrafyasını taşıyan adam,
hangi dağın rüzgarı yonttu o granit bakışlarını?
Ellerin... Ah o ellerin dayım,
her biri, toprağın bağrına basılmış mühür,
her parmağın, çatlamış bir tohumun çatısına direk.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta