Köy yiğidi(Ferhat)
Yiğit
Gördün mü şu yiğidi şeytan gibi cin gibi
Yiğitliğ gün gibi
Mavzeri var elinde
Mavzeri var dilinde
Mavzeri gül gibi...
Kalbi ferhat
Yüzü serhat gibi
Eli var sel gibi
Dağlar yıkar
Zincirler söker...
Bu yiğit hoş yiğit
Olur mu derdi et yiğit
Aşı dert etmez yiğit
Bu yiğit baş yiğit...
Onda aşk açan çiçek
Elinde ay-yıldızlı bayrak çiçek
Elinde ay-yıldız sarı çiçeklere dost
O beyaz lale beyaz zambak çiçek
Kırdı dağın taş kabuğunu
Tuttu Hira ipini Hira çubuğunu
Taşladı ülkesinde ve dünyada
Taşladı şeytanı... (orospu) çocuğunu
O beyaz lale beyaz zambak o çiçek
Hamdi Oruç
Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin
Benim gönlüm dağın taş kabuğunu kıramadı...
Onun gönlü kırdı oydu ferhat
Yiğitti o aynasında arındım bitlerimden...
Bu yiğit hoş yiğit
Bu yiğit aşkla sarhoş yiğit..
Derdi aşk olur yiğitlerin
Derdi et olur itlerin...
Onda evreni kucaklıyan bir yürek...
Onda aşk açan çiçek
O sarı çiçek
Gözlerim mutlu onda
Kara toprağın
Karası ...
Çekilsin karşımdan akıl fıkarası
Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin
Ben sizden değilim bayım anlamazsınız beni
Siz zengin olanı yiğit gördünüz ben bir garibi...
Yiğitti o aynasında arındım bitlerimden...
Kınarsanız kınayın be
Utandıracaksanız utandırın be...
Benim gönlüm dağın taş kabuğunu kıramadı...
Onun gönlü kırdı oydu ferhat
Yiğitti o aynasında arındım bitlerimden...
Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin
Sarı çiçeklere dost olanlar
Utandırmayın siz beni yeter..
Bir köylüye şiir yazdım diye
Utanmıyacağım
O kölüye şiir yazdım diye utanmıyacağım
Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin
Benim gönlüm dağın taş kabuğunu kıramadı...
Onun gönlü kırdı oydu ferhat
Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu
Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin
Yiğitti o aynasında arındım bitlerimden...
Taşları kırdı
Sabrı taş gibiydi
Çatlattı sabrı taşı
Dertliydi garibin başı benim başım gibi
Sarı çiçekti gönlü gönlüm gibi
Ömrü ömrüm gibi
Aynasında arındım...
Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu
Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin
Benim gönlüm dağın taş kabuğunu kıramadı...
Onun gönlü kırdı oydu ferhat
Kınayanlar kınasın beni
sevdim seni yiğitliğini
Gönlün sarı çiçek...
Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu
Benim gönlüm dağın taş kabuğunu kıramadı...
Onun gönlü kırdı oydu ferhat
O köyümün yiğit evladı...
Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu
Ey köylü yiğit
Kardeşce baktım yüzüne
Ezanlar kovdu şeytanlarımı
Gördüm sendeki o yiğitliği
Yavuzluğu
Yavuz gibisin Yavuz kaymuşlar adını iyi ki.
Yavuz gibisin çölüne bu dünyanın katlandın...
Fatih gibisin Fethettin kendi İstanbulunu
gönlün İstanbulunu
Hep ezanlardadır kulakların
Ve ellerin taş kıran ellerin
Çocuklarına pamuk baba
Mü'minlre pamuk baba...
O köyümün yiğit evladı...
Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin
Siz görmediniz o yiğidi...kınamayın beni
Elleri devdi
Derdi dağdı...
Gördüm seni görmez olaydım bildim seni bilmez oaydım
Anan taş doğuraydı seni doğuracağına
Cekmediğin acı kalmadı...
Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin
Köy yiğidi o "Köy Güvercini" o veya "Taşlı Baba"
Köyümün o yiğidi kırdı dünya gurbetinin taş kabuğunu
Altın küpünü kıramadı rızık sofrasının
Kırılmaz taşmış rızkın kabuğu ve fakirkik kabuğu...
Kara zeytin kuru ekmek oldu payına düşen
Kara zeytin kuru ekmek oldu köyüne düşen...
Çoluğuna çocuğuna atına eşeğine tayına düşen
O köyümün yiğit evladı...
Bir beyaz güvercin oldu camilere
Anlamadı sevildiğini beyazlığının...
Kibir nedir bilmezdi öyle beyaz gönlü
Köylüleri kibrin ağında çırpınırken
Gönlü beyaz bir laleydi köyümüze...
Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin
Allah bir
Kafir seli akan sokaklarda o beyaz lale
İmandır ibadettir bu beyazı sevmek
Sevmek bu beyazı çiçek olmak...lale olmak
Şimdi hayalimde sen dağsın köy yiğidi
Ey beyaz adam dağ önüne durdu dağ gibi ağla diye...
Ağladın dağ gibi
Kırıldın kırmadın
İncindin incitmedin
Sen beyaz lale
Sen sarı çiçek...
O köyümün yiğit evladı...
Öldün mezarın ağlasın şu dağ gibi
Beyazlığa aşkın dağ gibi
Mezarın susmuş dağ
Dağdı engeller karlı dağlar engel oldu sana...
Beyazlığın karlı dağların karlarıyla tanışmandandır...
Dağlar konuşur rüzğarla suskunluk büyük dağ gibi
Ve
Kıyam edecek mezarın alnında secde izleri
Öldün bir yıldız söndü üzdün bizleri
Dünya gurbetimizde eksilen yıldızdın
Öldün büyüdü dünya gurbetimiz...
Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu
Kesenin kabuğu...altın küpü rızkın
Öldün badem gözlü olmadın şimdi
Bir fakire kıymet verilmez bizim yörede
Bin kafire kıymet verilir bizim yörede
İşte cebine bakıldı ama
Alnına bakılmadı o çiçeğe bakılmadı...
O köyümün yiğit evladı...
Şu mezara bir gül gibi bak Hamdi
Alnında gül var şu mezarda yatanın
"kör ölür badem gözlü olur"denilmiş denilmesin
O camilerin beyaz güverciniydi...
Okunmadı o kitab
O çizgiler secde izleri
Ah alnındaki çizgiler okunmadı
O köyümün yiğit evladı...
Taş gagalı güvercindi elleri
Ömrüne...gönlüne köyüme gül çizdi
Alnına gül çizdi
Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu
Şu mezara bir gül gibi bak Hamdi
Alnında gül var şu mezarda yatanın
Taş kırmaktı işi gönül yapmaktı
Kırdı gönlünün taş kabuğunu
Secde secde gül çizdi alnına
Ah alnındaki çizgiler okunmadı
Gömüldü o kitap seninle
Mezarın çiçek olacak mi bir gün
Bir türbe yapılır mı sana da
İnsanlar koşacak mı mezarına
O mezar gül gül kokulu...
Gül"Telli baba"türbesi...
Bağlar iki gönlü birbirine
Telleri var yolları var...
Bir yalan mı uydursam senin içinde
O mezar çınar tohumu toprağa
O mezar yiğitlik okulu...
O köyümün yiğit evladı...
Taş gagalı güvercindi elleri
Alnında gül var şu mezarda yatanın
Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu
Sen camilerin beyaz güverciniydin...
Gömdüler seni mezara
O aceleciler
Sevinmişlerdi ölümüne...
Bari şmdi mezarında açan çiçekler okunsun
Yaprak gibi açılsın o dertler
O köyümün yiğit evladı...
Taş gagalı güvercindi elleri
Alnında gül var şu mezarda yatanın
Unutulacak bu mezar büyük bir kitap gibi
Silinmez o secde izleri...ey mezar...
Sana" taşcı baba "diyesim var...
Bin yalan uydurasım var bilinesin diye...
Okuru olmayan kütüphane gibi şu köy mezarlığı
Sevilesin diye....bin yalan bin kese yalan...
Bin kese yalan bir altın kesesi...
Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu
O köyümün yiğit evladı...
Taş gagalı güvercindi elleri
Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu
Kayıt Tarihi : 2.05.2026 11:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!