1.
Saçlarını kimler için bölük bölük yapmışsın
Saçlarını ruhumun evliyalarınca örülen
Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin
Gözlerin kaç kişinin gözlerinde gezinir
Sen kaç köşeli yıldızsın
Aşkı nasıl da çiçekce yaşamıştık biz kadınım
Kendi kendime konuşup duruyorum
Dağlara giden patikalarda katılaşan bahar çamurlarında yalnızım
Beni deli sanıyorlar
Sokulmalarımızı unutamıyorum kadınım
Hani gece yarılarında anlatılan
Devamını Oku
Kendi kendime konuşup duruyorum
Dağlara giden patikalarda katılaşan bahar çamurlarında yalnızım
Beni deli sanıyorlar
Sokulmalarımızı unutamıyorum kadınım
Hani gece yarılarında anlatılan




''...Merhametin ta kendisiydi gözlerin
Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu...''
yav sezai karakoçun şiirlerine sinir oluyorum. bir mısra çok güzel devamını bekliyosun sonraki iki mısra berbat, bir kıta dehşet güzel manalı açık, sonraki kıta saçmalık.
sanki diline geldiği gibi yazıyor pek de manasına bakmıyor gibi. iyi de şiir öyle yazılmaz ki manayı en doğru şekilde açıkmalaya çalışmak lazım. frekansı sabit tutamıoyr sanırım, ilham gelirken başka şeyler meşgul ediyor belki o yüzden karışyırıoyr
Saçlarını kimler için bölük bölük yapmışsın
Saçlarını ruhumun evliyalarınca örülen
Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin
Gözlerin kaç kişinin gözlerinde gezinir
Sen kaç köşeli yıldızsın
Fabrika dumanlarında resmin
Kirli ve temiz haritaları doldurmuşsun
Hâtırasız ve geleceksiz bir iç deniz gibi
Aşka veda etmiş topraklarda durmuşsun
Benim geçmiş zaman içinde yan gelip yattığıma bakma
Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim
Bir tek köşen bile ayrılmamışken bana
Var olan ve olacak olan bütün köşelerinin sahibi benim
Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim
Sen kaç köşeli yıldızsın
"Sen kaç köşeli yıldızsın." öyle çok köşelerin var ki! Her köşenin binbir köşesi var. Etrafında da dönen binlerce köşeli yaratık.
Üstadın 'Köşe' şiirleri diyebilirim ki, çağdaş Türk şiirinin köşe taşlarındandır. Ben özellikle 'Köşe 3'den çok etkilenidim. Bu şiirin Hazreti Peygamber'den imgeler taşıdığını düşünüyorum: 'Bulutlar geldi ve üstünde durdu', 'Merhametin ta kendisiydi gözlerin','Gariptin yepyeni bir sesin vardı', 'Bu ses öyle benim öyle yabancı', 'Dişlerin öpülen çocuk yüzleri', 'Güneşe açılan küçük aynalar' dizelerinde olduğu gibi...
Sezai KARAKOÇ'u okumak kolay ,anlamak zordur.
Her zaman olduğu gibi yine bir Sezai Karakoç şiiri. Şiir yani.
onu ben yazmadım Nurani bey,damla sakızının içinden çıktı..
Tadım damla sakızı..
e mail adreslerine hatayı yazıp gönderirsen çok sevinirim..
eee Osman bey ne demişler..boynuz kulağı geçermiş..
tahtalara vuralım da nazar etmeyelim
:)
Bu şiir ile ilgili 42 tane yorum bulunmakta