Tedricen geçeceksin bu kılcal köprüden
Ayaklarının altında titreyen o eski ahşap
Temaşa edeceksin mecrayı bir pınar akıtarak
Sular bulutlandı, aksin perde perde yitmekte
Kızıl bulutları izle, ışık artık yetmekte
Kanayan güller secde eder sanki suyun sinesinde
Bekler bir mühür gibi berzahtaki o malum çehre
Mecra mı tutuştu neden bakıra dönüştü her zerre
Bu o kadar sessiz bir naradır ki fuadda işitilmekte
Kızıl bulutları izle, ışık artık yetmekte.
Kayıt Tarihi : 1.05.2026 23:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ahmet Haşim'in ünlü Merdivenler şiirinin nazire edilmiş hali. Şiirin ilk bendi ince, hassas hayat köprüsünde yürürken pespaye şekilde geçileceğini; akarsuyun, yani yaşanan hayatın ağlayarak geçileceğini anlatıyor. İlk beyit ise bulutların kızıllaştığı ve güneşin semayı terk edip ışığın bittiği zamanda yani akşamın gelişinde suyun yüzeyinde bulutlar olduğunu ve bu suyun yüzeyindeki yüzün yani kendi yüzümüzün yavaş yavaş yitmekte, solmakta olduğunu anlatıyor. İkinci beyitte güllerin nerdeyse kanadığını, yani günbatımındaki kızıllaşmayı anlatıyor. Ek olarak güllerin secde etmesi de güllerin solarak ömrün sonuna geldiğini söylüyor. Berzahta bir mühür gibi bekleyen çehre, kim olduğu malum olan ama bizim kim olduğunu bilmediğimiz bir yüzün -eski bir sevgili, kahramanın kendisi veya başka biri olabilir- kahramanı bir mühür gibi beklediğinden bahsediyor. Ek olarak 3.dizesinde günbatımındaki kızıllaşmayı suyun yandığını(kızıllaştığını) ve mekanın turuncu kırmızı renklerine kavuştuğunu söyleyerek ifade ediyor. Son beyitte ise naranın dışarıya vurulmadığı, kalpte duyulduğu yani dilsiz feryat olduğu söylenir ve yine kızıllık vurgulanarak ışığın bitmeye yakın olduğu ifade edilir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!