Bilmezdim o kızıl ateşlerin dertli ve suskun kardeşlerimiz olduğunu,
Bizden çıkan dumanı tatmak için toplanırlarmış meğer hep başımıza,
Sinemizden her geçişte kendine derin bir yol açarmış o büyük yangın,
Ve gelirmiş kabuk düşünce o sessiz feryadımıza hemen uyarak.
*
Ruhu saran ışıktan söz açtı da yıllardır nice bilgin ve nice kişi,
Kimseler anlatmadı tenin kavrulup küle döndüğü o karanlık anı,
Söylenmedi kor sönünce neydi rengi solan ve hemen kararan o şey,
Neydi yakarken donduran yanarken de canı alan o zehirli bilmece.
*
Gecikmiş bir sızı diye tarif ederler tutkuyu eğer dönüp sorarsak,
Ve her sevilen kor gaddar her bir alev yakarken sanki tam birer zorba,
Erir katılaşır yaralı ten sonra toplanacak elbet kendi kendine,
Fark ederiz bağrımızda bir yanık izi acaba hangi kordan hatıra.
Kayıt Tarihi : 9.2.2026 21:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!