Kırık Saatler Senfonisi Şiiri - Ali Sinkay

Ali Sinkay
266

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Kırık Saatler Senfonisi

Durduğumuz yer biraz uçurum,
biraz akşamüstü,
biraz hiçlik.
Cebimde kırık saatlerin gürültüsü,
yürüyorum,
durmadan yürüyorum.

Yüzümde bir kentin
bütün eski dilleri.
Kimsenin okumadığı
o dilsiz alfabe.
Kendi yankımda kaybolurken ben,
sessizlik
en ağır yük sırtımda.

Gökyüzünü bir mendil gibi katladım.
İçinde bir kuş ölüsü
bir de senin uzaklığın.
Seni ve beni
ve olmayan her şeyi
sessiz bir şarkıya dönüştürüyor
bu şehir.

Eşyalar yabancı,
sokaklar birer hafıza kaybı.
Adım attıkça eksiliyoruz
bu uzun boşlukta.
Bir taşı öpüyorum,
kalbi var biliyorum.
Betonun arasından sızan
o inatçı yeşil gibi.

Vaktin dışında,
mekânın çok uzağındayız şimdi.
Ne sesimiz ulaşıyor birbirine,
ne de sessizliğimiz.
Birazdan her şey bitecek.
Ve biz,
birbirimizin
en uzak hatırası olacağız.

Gökyüzünü bir mendil gibi katladım.
İçinde bir kuş ölüsü
bir de senin uzaklığın.
Seni ve beni
ve olmayan her şeyi
sessiz bir şarkıya dönüştürüyor
bu şehir.

Şimdi sustuğumuz her şey,
yarın başkasının gürültüsü olacak.
Başkasının gürültüsü…

Ali Sinkay
Kayıt Tarihi : 5.1.2026 10:59:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!