Kırık Kalbin On Dört Şubat'ı

Mustafa Alp
276

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Kırık Kalbin On Dört Şubat'ı

bugün takvimde kırmızı bir kalp var,
sokaklar vitrin gibi süslenmiş,
her köşe başında güller, balonlar, çikolatalar.
bir tek benim içim yas yeri gibi sessiz.

herkesin elinde bir hediye poşeti,
birinin kolunda sevgilisi,
birinin dudağında gülüş,
benim cebimde eski mesajların hatırası.

bu ne biçim gün be kardeşim,
kim çıkardı şu on dört şubat işini?
sevdiğin yanındaysa bayram,
gideni varsa tam bir işkence.

kafeye girdim, oturayım dedim,
yan masada iki genç el ele,
kızın gözleri ışıl ışıl,
çocuğun sesi yumuşacık.
iyi ki varsın diyor.

garson geldi,
yalnız mısınız? diye sordu.
içimden yalnız değilim,
hatıralarla doluyum demek geçti,
ama dilim varmadı,
sadece başımı salladım.

eskiden bu gün gelince,
günler öncesinden plan yapardım,
hangi çiçeği alsam,
hangi sözü söylesem diye.

bir defasında param yoktu,
ucuz bir bileklik almıştım,
ama nasıl sarılmıştın boynuma,
sanki altın takmışım gibi.

şimdi vitrinlerde aynı bileklikler duruyor,
ama alacak kimse yok,
sana yakışır diye baktığım şeyler,
artık gözüme taş gibi ağır geliyor.

telefonu elime alıyorum,
mesaj atayım diyorum,
sonra hatırlıyorum,
artık senin hayatında ben yokum.

belki bir başkası vardır şimdi yanında,
belki o tutuyordur elini,
belki ona gülüyorsundur,
bana baktığın gibi.

işte bu düşünce var ya,
insanımın içini lime lime ediyor,
on dört şubat dedikleri gün,
benim kalbime çivi çakıyor.

sokaktan geçiyorum,
bir çocuk babasına kalp şeklinde balon istiyor,
adam gülümseyerek alıyor,
ben ise gökyüzüne bakıyorum,
sevgi bu kadar kolay mı? diye.

bakkalın önünde iki gül satılıyor,
biri kırmızı, biri beyaz,
kırmızı olanı alıp sana vermek istedim bir an,
sonra güldüm kendi kendime,
adres değişti be oğlum dedim.

dostlarım arıyor,
takılma, yenisi bulunur diyorlar,
aşkı ayakkabı gibi sanıyorlar,
eskiyince yenisini alırsın zannediyorlar.

oysa ben seni
bir çift ayakkabı gibi değil,
ayağımın altındaki yol gibi sevmiştim,
nereye gitsem üstünde yürüdüğüm.

şimdi yol yok,
yön yok,
takvim var sadece,
kırmızı kalpli bir gün.

bugün on dört şubatmış,
ne yapayım ben bu günü?
duvara asıp mı bakayım,
yoksa çöpe atıp gideyim mi?

sevgi dedikleri şey,
demek ki tek kişilikmiş bazen,
biri giderken
diğeri hala aynı yerde kalabiliyormuş.

isyanım sana değil aslında,
belki kadere, belki zamana,
belki de bu kalbe.
hala adını anınca titreyen bu kalbe.

şimdi herkes sevgilisine sarılırken,
ben montuma sarılıyorum,
ellerim cebimde,
gözlerim yerde.

bir gün yine güler miyim bilmem,
birine iyi ki varsın der miyim,
ama bugün değil.
bugün on dört şubat .

bugün benim içimde
kırık bir kalbin yıldönümü var.

Mustafa Alp
14/02/2024 05.00

Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 13.2.2026 23:42:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!