Ey, solgun karanfil gibi boynunu büken yaz!
Mendilimde şimdi binlerce kirazın kanı,
Vapur geçiyor, gökyüzünde bir yarık,
Deniz, yeşimden oyulmuş, sessiz uçurum;
Hangi kuşun kanadı taşıyacak uykusuzluğu?
Kıyılardan uzakta, o eski denizlerin kalbine!
Güneşli günler zincir, boğucu bir halat,
Ruhum karabatak gibi dalıyor en derine,
Hangi ışık söndü? Hangi haziran bizi terk etti?
Koşmalı! tüm rüzgarları içip bayılmalı,
Bu yaz mutluluğu, ancak delinin rüyası!
Söyle sevgilim, o mendil neden hala kiraz dolu? Yazın sıcağında eriyen mum gibiyiz ikimiz, Mutluluğun o tiksindirici, o rastlantısal yüzü! Derinliğin kalbini kimse bulamayacak,
Biz ki, kendi yarattığımız cehennemde,
Bir parça güneşle yıkanmaya çalışan o divaneler, Mendilim hala yazın, o boğucu hüznüyle dolu!
Kim bulacak denizin o kör, o sağır kalbini?
Sana kızmıyorum; uçsuz bucaksız bir boşlukta,
Bana gül ver, kadim acının hatırası olan bir gül...
Kayıt Tarihi : 3.06.2026 15:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!