Kimliksiz Tekne Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4375

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Kimliksiz Tekne

Ruhum fırtınalı umman misali,
Sarsan dalgaların meçhul emsali,
Yalnız teknemizin bitmez vebali,
Kopuk halatları boran kamçılar,
Dipsiz enginlerde sızlar sancılar.
*
Gökyüzü karardı, başlıyor savaş,
Ahşaplar çatırdar, kırılır yavaş,
Ummana dökülür damla damla yaş,
Kimliksiz teknenin seferi meçhul,
Dalgalar altında boğulan yoksul.
*
Aklımın dibinde fırtına kopar,
Sürüklenen tahtam yönünden sapar,
Kırılan kürekler isyanlar yapar,
İskele uzaktır, görünmez sahil,
Acımasız umman sanırsın katil.
*
Gecenin koynunda yıldızlar batar,
Kederli yolcular tahtada yatar,
Çaresiz vücutlar korkuyla bakar,
Tayfalar yorgundur, bitiktir derman,
Kaptanın köşkünden yazılır ferman.
*
Bayraksız teknenin adı sorulmaz,
Kimliksiz boşluğun nabzı tutulmaz,
Uzaktan kükreyen nehir durulmaz,
Kumaşlar delinmiş, dönmüyor sağa,
Savrulur direkler ıssız uzağa.
*
Usturlap bozulmuş, yönler karışık,
Maziyle ruhumuz değil barışık,
Karanlık engine değil alışık,
Tahtalar çürümüş, dökülür astar,
Kopan kasırgalar belalar kusar.
*
Derin anaforun dibi görünmez,
Silinen mazinin ardı sürünmez,
Soğuk cesetlere libas bürünmez,
Sislerin ardında adalar yitti,
Tayfanın direnci ansızın bitti.
*
Kâinat sarsılır sanki yerinden,
Fırtına koparır tekne bezinden,
Sancılar yükselir derin gizinden,
Boşluğun kenarı korkunç anafor,
Çekilen eziyet vallahi çok zor.
*
Sessizlik çökmüş o ıssız ummana,
Acılar dökülmüş yorgun vicdana,
Nöbetçi bakınır dört baştan yana,
Puslu ufuklardan kargalar kaçar,
Kapkara ufuklar tehlike saçar.
*
Tekneler çürürken iskele yaslı,
Yaslanmış demirler, çiviler paslı,
Anlatılan masal sonuncu faslı,
Bırakın şahsımı ummana batsın,
Yosunlar üstüme örtüler atsın.
*
Karanlık yönlerden esiyor bora,
Kopartılan ipler düştü bak dara,
Kaptanın fikrinde kapanmaz yara,
Kimsesiz tayfalar isyan ediyor,
Kırılan direkler ufka gidiyor.
*
Feryatlar kaplıyor gece yarısı,
Dinmiyor ruhumun ağır sancısı,
Bitiyor teknenin bütün yapısı,
Korkunun eceli fayda getirmez,
Karanlık boşluklar dertleri silmez.
*
Zincirler kırılır, lengerler sapar,
Kasırga kudurur, tahtalar çarpar,
Acımasız umman tekneyi yutar,
Tahtalar üstünde çizgisiz rota,
Fırtına koparken doluyor kota.
*
Flamalar düşmüş, simgeler kayıp,
Okyanus dibinde sırlar sararıp,
Kaderin hükmüne boyunlar kısıp,
Meçhule gidiyor yalnız gemicim,
Ummana karıştı ağlayan sicim.
*
Gece fırtınası ruhları yorar,
Köpüren dalgalar hesaplar sorar,
Yorgun tayfalar hep çareler arar,
Yitmiş teknemizin bulunmaz dibi,
Görünmez kervanın meçhul sahibi.
*
Yönleri belirsiz, uçsuz diyarlar,
Acıyla yoğrulur dertli yarınlar,
Kederle beslenir gizli isyanlar,
Dökülen yaşların kederi çetin,
Feryadı duyulmaz zavallı bendin.
*
Yıldızlar kararır, hayaller yiter,
Kırılan direkler zihnimde tüter.
Savrulan tahtalar engine gider,
Bayraksız sefere çıkılan anlar,
Kahrından boğulur dertli simalar.
*
Dolabı kilitli, kırılmış çarkı,
Sürüklenip gider, bulunmaz farkı,
Çöker tepesine enginin takı,
Kırılan serenden tutundu direğe,
Çaresiz insanlar sığındı göğe.
*
Zindan karanlığı örtüyor ufku,
Mahvolan teknede bitmiyor korku,
Dalgalar büyütür derinden tortu,
Ahşaplar çatırdar, inler derinden,
Zeminler sarsılır sanki yerinden.
*
Boğulan haykırış ulaşmaz yara,
Ummanlar acımaz, düşürür dara,
Bayraksız ruhumuz sarılır hara,
Fertlerin fertlerden haberi olmaz,
Zavallı teknemiz hedefe varmaz.
*
Meçhule uzanan puslu seferde,
Derman bulunmuyor çaresiz derde,
Yıkılan hayaller çürür kederde,
Ağlayan tayfanın benzi çok soluk,
Yarılmış tahtadan doluyor oluk.
*
Yırtılan bezleri onarmak kıştır,
Çekilen çileler amansız iştir,
Kaderden dökülen zehirli aştır,
Geceler uzadıkça bitmez keder,
Görünmez diyara sürükler kader.
*
Kırık usturlapla yitik harita,
Çaresiz vücutlar çekiyor cefa,
Gelmeyen bahardan kalmadı vefa,
Karanlık zindanda hapisler yatar,
Yorgun vücutların nabzı sert atar.
*
Uçsuz enginlerde koptu halatlar,
Beynimin ufkunda uçar turnalar,
Kederle tutuşup yandı fırkalar,
Kimliksiz teknenin çivisi koptu,
Soğuktan donarak dertleri yuttu.
*
Bayraksız teknemiz meçhule dalar,
Kopkoyu mavilik ruhumu sarar,
Çaresiz bekleyiş kalpleri yorar,
Damlayan kederin rengi bulanık,
Kaptanın teninde keder uyanık.
*
Çatlayan tahtalar feryadı saklar,
Dertleri kucaklar derin sokaklar,
Yitik rotalarda gezer ufuklar,
Gece karanlığı gizliyor nuru,
Söndürdü ummanı saran süruru.
*
Boranlar durulmuş, kumaşlar sönük,
Şahıslar tükenmiş, simalar dönük,
Dağılmış kereste, kırıklar bölük,
Usturlabı yitik, rotası bitik,
Kaptanın hedefleri hepten yitik.
*
Kimliksiz teknenin sonu hüsrandır,
Uçsuz karanlıklar koca zindandır,
Şiddetli fırtına çetin divandır,
Ruhum yorgun düştü sessiz engine,
Cesedim gömüldü sırrın dengine.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 7.05.2026 21:53:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!