Kimi sevdiği mühimdir insanın..Kimi severse o olur, eli ayağı, dili dudağı..Tüm fiziki ve ruhi bedeni...Çünkü kişi sevdiğine benzer..Sevdiğiyle anılır..Ama yalnız gömülür...Bundanmıdır bilmem; ben hep yalnızlığı sevdim..yalnız insanları, terkedilmiş, fırlatılmış, ikinci ele verilmiş eşyaları sevdim..Çirkinleri sevdim mesela..En çok çirkin insanlardan edindim arkadaşlarımı dostlarımı...evde kalmış kızları..Annesizleri babasızları, kimsesizleri sevdim en çok..yoksullukla kıvrandıkları halde, başını dik tutanları, itilip kakılanları, karşılıksız verenleri,beklentisiz alanları, şükran duyma hususunda sınır tanımayanları, Bir yudum kahvenin kırk yıl hatırını güdenleri sevdim...Meclislerde iş bitirecek hatırlı dostu olmayanları, göbek bağı sadece Allah'a bağlı olanları, Kendisi gibi olanları, başkasına benzemeye çalışmayanları da çok sevdim ben... Konuşunca da susunca da kalbe dokunanları, uyarınca incitmeyenleri kırmayanları çok sevdim..Sanki bana benziyor hep bir yanları...Sanki Anadolunun kokusudur üzerlerindeki kokuları...Hani Ara Güler diyor ya; "Hayat dediğin küçük adamların hikayesidir... İngiltere Kraliçesi'nin hayatı bi b.ka yaramaz.” diye...Ha işte öyle bişey... Öyle bişey işte...
Küçük adamlar deyince Anadolu insanı gelir aklıma ..İnsan gibi insan deyince de Anadolunun güneş yanığı tenli, sekiz köşe kasketli amcaları, ergiç görünce yüzü kızaran nineleri..
Türküler gelir..Ezgiler gelir..Ortaya konan çekirdek, bir tastan içilen katık gelir aklıma...Ve atın üzerin binince kükreyen,Allah korkusundan titreyen, eline kalemi alınca da cihanı titreten horosan erleri..
Kayıt Tarihi : 30.05.2026 12:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!