Kime Anlatsam Kırılır Şiiri - Erkan Tankut

Erkan Tankut
65

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Kime Anlatsam Kırılır

Ne tuhaf değil mi…
Bunca insanın içinde
bir tek ben duyuyorum kendimi.
Ama yetmiyor.
Yetmemesi de ayrı acı.

“Kimse beni anlamıyor” diyorum kendi kendime.
Sonra düşünüyorum
belki de anlatmaktan yoruldum,
kimseye yük olmamak için sustum,
susunca da görünmez oldum.
Bilmiyorum…
Bazen kendime bile açıklayamıyorum bu sessizliği.

İçimde birikmiş tüm sorular
akşam olunca yanıp yanıp konuşuyor
“Niye hep sen dinledin”
“Niye kimse seni görmedi”
“Hep mi sen güçlü olacaksın”
Cevap yok.
Sadece derin bir iç çekiş var,
kendi duyduğum.

Aslında biliyor musun
ben kırıldığımı bile yüksek sesle söyleyememişim.
Hep toparlamışım,
hep gülmüşüm,
hep ‘hallederim’ demişim…
Bu kelime var ya,
en çok o yordu beni.
Hallederim…
Kimse sormadı nasıl hallettiğimi.

Sonra içimdeki ses pat diye konuşuyor
“Sen kendine bunu niye yaptın”
Cevap vermiyorum.
Çünkü kendime kızsam da
beni en iyi yine ben anlıyorum.
Bu da işin garip tarafı.

Bazı günler diyorum ki
“Keşke biri halimi bir bakıştan anlasa”
Ama olmuyor.
İnsanlar yüzünde gördüğü ifadeyi okur
ben ise duygularımı yüzüme hiç koymadım.
Belki de en büyük hatam buydu
Acımı kendimden bile saklamak.

Bir de şu var…
Bazen herkese sitem ediyorum sanıyorum,
ama aslında en çok kendime sitem ediyorum.
Çünkü izin verdim,
çünkü sustum,
çünkü beklentim oldu,
çünkü kalbimi fazlalık görmeyenlerin önüne koydum…
Ve şimdi kırıklarını toplayan yine benim.

Ama içimde bir ses daha var,
sessiz ama sağlam
“Hiç kimse bilmek zorunda değil,
ama sen kendini unutmak zorunda değilsin”
İşte o cümle beni ayakta tutuyor.
Kimse beni anlamasa da
ben kendime geri dönüyorum yavaş yavaş.

Ve en sonunda
kendi kendime yüksek sesle fısıldıyorum
“Ben kimse tarafından anlaşılmasam da,
kendimin yanındayım artık” Bazen diyorum ki kendi kendime
“Ben bu kadar bağırırken
nasıl oldu da kimse duymadı beni”
Sonra acı bir gülüş yayılıyor içime…
Belki de ben bağırmadım
belki de hep içimden haykırdım.
Duymaz tabii,
kim dinler ki sessiz çığlığı?

Yoruldum.
Herkese anlatmaktan değil,
kimseye anlatamayışımın ağırlığından.
Beni anlamayanlara değil,
anlamaya bile uğraşmayanlara kızgınım.
Sorsalar,
“İyi misin”
diye değil
“Ne yaptık da seni bu hâle getirdik”
diye sormalarını isterdim.
Ama yok…
Kimse fark etmiyor.

İçimde yıllardır bekleyen bir öfke var
Ben sustukça büyümüş,
ben gülümsedikçe derine çökmüş,
ben insanları idare ettikçe azmış.
Ve şimdi kendi göğsüme yumruk gibi oturuyor.

Diyorum ki kendime
“Niye izin verdin”
“Niye görmezden geldin”
“Niye herkesin taşını taşıyıp
kimsenin sana bir yudum su bile vermeyeceğini anlamadın”
Ateş gibi sorular…
Yanıtı yok.
Ve belki de en büyük yangın
cevapsızlıktan çıkıyor.

Kızgınım.
Hem insanlara hem kendime.
Çünkü ben iyi oldukça,
kimse benim düştüğümü düşünmedi.
Hep ayakta sandılar,
hep güçlü bildiler.
Zannettikleri benle savaştım yıllarca
onların uydurduğu o sahte “güçlü halimle” savaştım

Ama artık yetti.
Yana yakıla söylemesem de
içimde bir cümle var
kör bir ateş gibi parlıyor
“Ben kimseye mecbur değilim
hele beni anlamayanlara hiç değilim”

Anlamıyorlarsa…
Anlatmam.
Dinlemiyorlarsa…
Susmam.
Değer vermiyorlarsa…
Yer vermem.
Kızgınlığımı içime gömüp
kendimi küle çevirmem artık.

sonunda kendi kendime şunu fısıldıyorum,
ama bu fısıltı bile bir tokat kadar sert

“Kimse beni anlamıyorsa, sorun ben değilim
beni susturacak kadar değer vermeyenlerdir”

Erkan Tankut
Kayıt Tarihi : 3.1.2026 23:55:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Erkan Tankut Kaleminden...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!