Kuzeyden esen bahar yeli gibisin.
Hafiften esen ilkbahar rüzgarısın.
Üşüdükçe ısınmak için çabalayan sen,
Sen o sun işte sevdiğim, sen o sun.
Ne söylesem, ne anlatsam dünyada boş.
SEVDİCEĞİM
Sevda için çok engeller aştık
Bu mu olmalıydı ah sevdiceğim
Menzile varınca sonuca şaştık
Niye böyle oldun vah sevdiceğim
Sevdiğim
Şu sessiz gecelerde, sevginle avunurum.
Sevgimin muhatabı, inan sensin sevdiğim.
Sensizlik deryasında, aşkınla savrulurum.
Çıra gibi yanmama, sebep sensin sevdiğim.
SEVDİĞİM! ..
El eli yıkayınca, döner yüzü yıkar
Sevdiğim sen kimsin ki, ben anlamam dersin.
Unutma ki seveni, yârin sözü yıkar.
Sevdiğim bu uğurda, bir gün tokat yersin.
OLUR ELBET
(Sevgililer günü)
Bugün sevgililer günüymüş, olsun bana ne...
KIRK SAYISININ ESPRİSİ-1
Dünya varolduğundan bu yana bütün kültürler sayılarla ve sayıların sosyal yaşamdaki rolleri ve etkileriyle az çok veya abartılı da olsa ilgilenmişlerdir. Gerek dinde, gerekse sosyal kültürel ve ekonomik hayatta gizli ahlaki ve sembolik güçlerine inanır olmuşlardır.Öyle ki filozuflar, din adamları, dünyanın ve alemin bile sayısal ilişkilerle bağlantılı yaratıldığını ileri sürmüşlerdir.
1,3,5,7,12... gibi sayıların kutsallığına, bu sayıların gizemliğine ve sayıların uğruna inanmışlardır.
İşte tüm bu sayılar içerisinde benim ilgilendiğim sayı ise 40.En çok İslam aleminin kullandığı bir sayıdır. KIRK sayısının çok özel ve uğurlu bir sayı olduğuna bazı tabiat varlıklarını temsil ettiğini tarıh boyunca inanılmıştır. Dinde matematikte, astronomide, astrolojide, edebiyat ve tasavvufta çeşitli anlamları vardır.
.........
“-Peygamberin nübüvvet mührünün KIRK yaşında verilmesi.
Kılı KIRK yarmalı insan.
-Bir duanın KIRK gün okunması,
-İşçi, memur, ücretliler neden KIRK saat çalışırlar.
-Bektaşilikte kulanılan,KIRK kapı ve KIRK makam...
Gün gelir silah çeker,
Gün gelir bıçak çeker,
Gün gelir sevda çeker,
Sonuçta nazını mezar çeker.
Silah sıkılır bir anlık,
Sonumuz........dereye.
Lorke çeker sanki, kafamdaki düşünceler.
Ağostus sıcağında, Akdağa yeni yağan kar ister.
Gül mahzun, bülbül mahzun, dağlarda hapiste..
Kalbim bir orada, bir burada, yüreğim hep firarda,
Kafam esti bende çıktım gurbete.
Kafa taktım milletteki servete.
Çıkmaz olaydım şu yavan gurbete.
Helal az iken çoğu olmuş çete.
Yolda verince ihtiyaç molası.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!