Rızkın ne ise, sana verilene kanaat et.
Nefsini ihya edip, yaradana tevekkül et.
Eldeki servet ve nimetle kederlenme sabr et.
Aç gözlü doymaz, haris ruhlu olma terbiye et.
02.09.2006 Adıyaman
KANMA SEVDİĞİM!
Nankör olana dost, denmez dünyada
Yazıktır diyerek, yanma sevdiğim!
İster Mekke olsun, ister Konyada
İnsandır diyerek, kanma sevdiğim!
Bu gece benim en dehşetli gecem.
Korkuyu, çaresizliği gördüm, zindan gibi gecem.
Televizyon ekranında, yaşlı nineme akar gözyaşım.
Açlıktan ölen bebekler,küçük bedenler acıklı bir yaşam.
Aç, susuz ölümünü bekler, çok perişanım yaman bu gecem.
Kardeşimin kanı dökülüyor, ne yapmalıyım bilmiyorum.
Düştünmü yola bir kere...
Dönüş yoktur geriye,
İlerleyeceksin doğu boyunca.
Vardın mı Narince'ye...
Mecburen duracaksın.
Çünkü saracaktır tüm benliğini,
KONU SİYASETSE! .. (2)
Kim gelirse gelsin, hiç suyun akmaz.
Kirli mi, temiz mi, haline bakmaz.
Yoksa bir odunun, ateşin yakmaz.
KONU SİYASETSE! .. (3)
Kimi zaman bitkin, bazen de azgın.
Sanki siyaset mi, alnında yazgın.
Neden böyle oldun, herkese kızgın.
KONU SİYASETSE! .. (4)
Seçimler halk için, sanki düğündür.
Varsa yoksa derler, hepsi bugündür.
Bilmez ki yediği, bir tek öğündür.
Konu siyasetse, der bu ar’ındır.
Korkma güzelim karanlıklardan,
Korkma sen açlıktan, sefaletten.
Korkma sen, kar, buz ve soğuktan.
Korkma sen Filistin’lim, top mermisi ile tanktan.
Ne gelirse başına, biliyor yüce yaradan.
Yaşım oldu kırkbeş.
Yaşanan herşey boş.
Dönüp arkama baktım, loş.
Yaşamın hepsi sanki bu an.
Severdim herkesi kırk beş yıl.
Vermediler ne mühlet, ne meyil.
Ne ondan vazgeçebiliyorum.
Ne onu sahiplenebiliyorum.
Ne alenen ellerimde oluyor.
Ne gizemli karanlıklar doluyor.
Ulaşabilmek ona ne mümkün.
Şu l lânet olasıca paraya.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!