Ben bir körüyüm sabahın.
Bilmem;
Gün ne zaman aydı,
Güneşe nereden çattık,
Bu gök ne karaydı,
Güneşe nereden battık.
Dileğimi yazdım, astım bir fidanın dalına.
Ümit!
Sadece okşayabildi o dalı safi rüzgârın.
Oysa yardımına da çok koştum ayak yalına.
Ama o dala bu bahar kâfi, güz yarın.
Ve yarım kalmış güz ile
Ayrılıyorum bu yaştan.
Bir ağacım vardı bahçede,
Bakmayı unuttuğum telaştan.
Her ânı acı veren bu kısır döngü,
Başlıyorken en baştan,
Sabahın köründe,
Bu kalem neden elimde,
Unutuyorum yavaştan.
Bana unut diyen,
Çok bilen,
Az dost sabahlar yine etrafımı sararken,
Sızıp kaldığım karanlığın ortasında dahi,
Hatırladığım tek şey adındı.
Düşlerimde bile bizi ısıtacak ateşi yakmak için
Minik bir çıngı ararken,
O, her düş sabahı elindeki kibriti uçurumdan atan
Acımasız bir kadındı.
Kayıt Tarihi : 3.05.2024 22:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!