Ben gelmedim dava için..
Seyreltilmiş coşkuların dahi
Terki bu rıhtımda
Bir deniz yok.
Acılarımın telvesi, kahve falımda.
Senden kalmış öyle bir yük varken şu sırtımda…
Senden iz yok,
…
Hayalimizdeki ölüyle bir mezar beğendik oysa.
Kibrit çöpüyle yaktığın emeklere güneş doğsa.
İki kelime donsa soğuktan dudaklarında,
İki ayyaş olsak çocukluğumun sokaklarında.
Korku, endişe, acı birikmiş göz damlacıklarında.
Göz kapakların, tonla derdi taşırken açık gözün.
Ölü çocuklar yüzerken kan denizi açıklarında,
Hayallerinin kıyısına vurmuş ebedi hüzün.
Beyaz laleler istemişti,
Venüs benden;
Bahar dahi görmemişken
Henüz kinden,
Duvar dahi örmemişken
Aşk ihlaline.
Yoksa kötü, ‘iyiye yakın yerde’,
Kapatsın güneşi, karanlık perde.
Sanki ayın ilk dördün evresinde.
Arafta, kimse yoktu çevresinde.
Bir istisnayım ben diye ilk dördün,
Ben bir körüyüm sabahın.
Bilmem;
Gün ne zaman aydı,
Güneşe nereden çattık,
Bu gök ne karaydı,
O bıçağı daha kaç kez kan kaplayacak?
Kendini bileklerinden kesmeyi bırak!
Göğüsüne acıyı zaten tan saplayacak
Kendini bilmelerinde bu geceyi bırak.
Ne engel var mutlu yaşaman için?
...
Kaybettim,
İstediğim herşeyi,
Bana değer veren kimseyi...
Yıldızların altında
Hiçkimseyim...
Donmuş.
Maziden çıkan bir duman asılı havada.
Solmuş,
zamanın renkleri bu manzarada.
Yağmur altında ıslanan bir veda.
...
Biz güneşi beklerken yağmur hızlandı.
Sorun olmaz,
Su birikintileri gözlerine dolmasa.
Zaten bu gözler yalnız senin için ıslandı.
Bilirsin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!