kendini ayırdığın gün bu işte kamudan
yakın meyveler yasak, uzak hissediyoruz
güzün solgun elini değdirdin de bahtıma
geç gelmek huyundan mı yeşil taraklı nevruz
bir oyun olsun adın dizlerin kandan mühür
yandıkça iyi uçan kuşların dilindesin
adem'i rahat bırak onun hiçbir suçu yok
bu senin düşmüşlüğün üstelik ilk kez değil
sen ve yalnızlıkların bir ile alışınca
gündüz kağansın gece delibozuk bir ozan
kıran girer doğunun bütün doğularına
orda taşları yaran toy çiçekler bulmasan
sırtında tuzdan ağzı, bu bilindik bir deniz
kesiklerini öpüp yirmi dördüne bastın
ve bozulur teciller nabız güneyde atar
iyi gelir mi kalbe barut kokan saçlarım
işte toplanır göğün savruk fotoğrafları
eski albümde kalır gülerken kısılan göz
omuzunda mürekkep arayan iki melek
başında kış güzeli bahçelerden birkaç süs
suda yüzün kırılır ses kırılır çarparak
seni gücendirmiyor ruhtaki yırtık doku
ağrı sana kıvrılır yine bildiği yoldan
çünkü acı acıya kaynar seneler boyu
şimdi kırıklarını topla saç ve kemiğin
bilge vezirler gibi zühre tam da solunda
anne kızın saçını geçmişe doğru tarar
bir rüyayı tamamlar çünkü baba oğlunda
Kayıt Tarihi : 4.05.2026 14:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ejderhanın Öldüğü Yerde (Ötüken Neşriyat, 2024)




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!