ve gövden ilençlerin baba evidir artık
kuş yedin, kuş olmadın. kalbini parsa bırak
taştan bir adam öldün sende sönünce acı
yüzün jiletler yuttu ve fakat kazınmadı
çehreni yırta yırta kaplandığın mozaik
çoklar diye korkmadın ama savaş kalmadı
şimdi bu yorgunlukla anılmaktan alıkon
sende böcek yapıyor şehirdeki akustik
son bir serzeniş ister insan son kez açılmak
düşüncenin en yüksek balkonunda çığırıp
son kez açılmak aşkın aurası kadar geniş
modadan ve silahtan sonuna kadar cayıp
azız diye çekinme. biraz söv bundan iyi
ve hiçbir taşın altı cesaret saklayamaz
söylenmemiş sevgiden allah'a sığınırım
çünkü şeytan yedi bin dil birden bilse bile
seviyorum diyemez mavi ateşe. hatta
kusamaz ulu orta gerçek bir nefreti de
gövdeni taşa tutsun bırak ayaz ve günah
gülmek kısa. parlıament. ölümün boyu kısa
annenden öğrendiğin türkçe ile sabrettin
senden hep bir karşılık bekledi ya sosyete
duvarlara kurt çizip alayına rest çektin
hadi şimdi ısrarla gülelim objektife
Kayıt Tarihi : 4.05.2026 15:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ejderhanın Öldüğü Yerde (Ötüken Neşriyat, 2024)




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!