Kendimle ilgili Şiiri - Selin Özalan

Selin Özalan
96

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Kendimle ilgili

Bu yazı bir savunma değil. Bir açıklama hiç değil. Bu, başıma gelenlerin beni eksiltemediğini; aksine kim olduğumu daha berrak hâle getirdiğini bilen birinin sessiz ama net duruşudur.
Bu metin bir vitrin için yazılmadı. Alkış almak, paylaşılmak, bir yerlere sığdırılmak için de değil. Bu metin; sessiz kaldığım, yutkunduğum, içimde büyüyüp kimseye göstermediğim her şeyin kelimeye dönüşmüş hâli. Okurken ben olduğumu hissetsinler. Çünkü bu yazı başka kimseye yakışmaz.
Ben, kolay vazgeçenlerden olmadım. Ama kolay tutunanlardan da değilim. Bir şeye bağlandıysam, onu yarım bırakmadım; bir insana güvendiysem, onu eksik sevmedim. İşte canımı en çok yakan da bu oldu zaten: Herkesi kendim gibi sandım. İçimin ölçüsünü başkalarının terazisiyle tartmaya çalıştım. Yanıldım. Hayat bana şunu çok erken öğretti: Güçlü görünmekle güçlü olmak aynı şey değil. Ben uzun süre güçlü göründüm. Çünkü ağlamayı erteledim, susmayı seçtim, kırıldığım yerde dik durdum. Ama güçlü olmak; her şeye rağmen yumuşamayı reddetmemekmiş. Ben bunu acıyla öğrendim.
Geçmişimde adını anmak istemediğim kırılmalar var. Güven diye sarıldığım ellerin, sırtımı döndüğüm anda nasıl çekildiğini gördüm. En savunmasız anlarımda bile kendimi savunmak zorunda kaldım. “Bu ben değilim” diye haykırdığım hâlde dinlenmedim. Utancı bana ait olmayan şeyleri sırtıma yüklediler. Ben sustum. Çünkü susmak bazen bağırmaktan daha ağırdır. Ama şunu hiç yapmadım: Kendimden vazgeçmedim. İçimdeki adalet duygusunu, vicdanı, merhameti kirletmedim. Bana kötülük yapanların adını dilime dolamadım; onları Rabbime havale ettim. Çünkü bilirim: Herkes yaşattığını yaşamadan gitmez bu dünyadan. Ben intikamı değil, dengeyi seçtim. Zamanla kalbim inceldi ama küçülmedi. Aksine, daha seçici oldu. Herkesi içeri almadım artık. Gülüşümü, sessizliğimi, hayallerimi herkese açmadım. Bu kibir değil; bu, kendini tanımak. Çünkü insan kendini tanıdığında, neye layık olduğunu da biliyor. Ben romantik bir saflıkla yaşamıyorum artık. Duygusalım, evet; ama kör değilim. Seviyorsam bilerek seviyorum, güveniyorsam sınayarak güveniyorum. Hayallerim var hâlâ—ama ayağı yere basan hayaller bunlar. Umutluyum, çünkü çok karanlıktan geçtim. Işığa inanmasam ayakta kalamazdım. Beni tanıyanlar bilir: Ben yarım cümlelerin insanı değilim. Netim. İçimden geçenle dilimden çıkan arasında uçurum yok. Sevmediysem mesafe koyarım, seviyorsam sahip çıkarım. Rol yapmayı beceremem; maske taşımayı hiç öğrenemedim. Belki bu yüzden çok yoruldum ama bir o kadar da gerçek kaldım. Bugün geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum: Acılar beni sertleştirmedi, derinleştirdi. Kırıklarım beni çirkinleştirmedi, karakterimi belirginleştirdi. Ben artık sadece “dayanan” biri değilim; neyi istemediğini bilen, neye razı gelmeyeceğini netleştirmiş biriyim.
Ve evet, geleceğe dair içimde cesur bir umut var. Yeni başlayan bir hikâyenin eşiğindeyim. Bu kez acele etmiyorum. Bu kez kendimi küçültmüyorum. Bu kez sevilmek için değişmiyorum. Çünkü biliyorum: Beni gerçekten gören biri, beni olduğum hâlimle seçecek. Bu metni okuyan biri varsa ve içinde bir şey kıpırdadıysa, bilsin ki bu satırlar süs değil; izdir. Yaşanmışlığın, sabrın ve kendine sadık kalmanın izleri. Ve eğer biri “işte bu da o” diyorsa—haklıdır. Çünkü ben, başkasının hikâyesi olamayacak kadar kendimim. Şunu da biliyorum: Hayat beni her defasında yeniden sınasa da, içimdeki iyiliği söküp alamadı. Ben hâlâ inanabilen biriyim. İnsana, emeğe, sevgiye ve doğru zamanda doğru şeylerin olacağına inanıyorum. Bu bir saflık değil; bu, defalarca yıkılıp yine de ayağa kalkabilmenin verdiği bilinçli bir umut.
Kendimle barışığım artık. Eksiklerimi inkâr etmiyorum ama onları düşman da ilan etmiyorum. Öğreniyorum, dönüşüyorum, gelişiyorum. Dün taşıyamadığım yükleri bugün daha sakin omuzluyorum. Çünkü artık şunu biliyorum: Her şey aynı anda düzelmek zorunda değil. Ben yol alırken de değerliyim. İçimde hâlâ incelik var. Sertleşmedim; sadece sağlamlaştım. Kalbim kapanmadı; sadece doğru ana kadar kapısını aralık bırakmayı öğrendi. Sevgiye yerim var, huzura yerim var, birlikte büyümeye niyetim var. Ama bu kez sınırlarım da benimle geliyor. Kendi varlığımı küçültmeden sevilmeyi hak ediyorum. Sessizliğimle de, konuştuğumda da… Yorulduğumda da, güldüğümde de… Ben olduğum hâlimle yeterliyim. Bunu bir iddia olarak değil, içten gelen bir kabullenişle söylüyorum.
Gelecek gözümde netleşiyor. Aceleyle değil, sağlam adımlarla. Kendimi kandırmadan, kimseyi zorlamadan. Hayatın bana getireceklerine açık, götüreceklerine razıyım. Çünkü artık biliyorum: Bana ait olan beni bulur; bana ait olmayan ise beni yormadan yolumdan çekilir.
Bu metin burada bitiyor olabilir ama ben bitmiyorum. Ben devam ediyorum. Daha bilge, daha sakin, daha cesur bir yerden. Kendime verdiğim en büyük söz şu: Ne yaşarsam yaşayayım, kendime yabancılaşmayacağım.

Selin Özalan
Kayıt Tarihi : 26.1.2026 18:03:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!