Duvarların yüzü solgun, tavanlar çok yüksek artık
Adımlarımın yankısı bile bana yabancı
Kelimelerim cebimde birikmiş paslı çiviler gibi
Kime uzatsam, elleri kanar diye korkuyorum.
Işığı söndürdüm, karanlık daha dürüst geliyor
Aynadaki aksimle pazarlığım bitti
Sormaktan yoruldum, cevaplar hep eksik
Kendi uçurumuma bakmaktan gözlerim yandı.
Kendi sessizliğimle konuşmaktan yoruldum
Cümleler bitti, noktalar devrildi üzerime
İçimdeki kalabalık sustu, bir ben kaldım ayakta
Hiç duyulmamış bir feryadın uykusundayım şimdi
Sessizliğimle barışmaktan değil, ona yenilmekten yoruldum.
Zamanın nabzı durmuş gibi, akreple yelkovan küs
Eski mektupların tozunda bir teselli aradım
Ama kağıtlar sararmış, mürekkep çoktan uçmuş
Tıpkı ruhumun o en neşeli hali gibi...
Duyan var mı?
Yoksa sadece kendi içimde mi yankılanıyor bu acı?
Bir ses, bir nefes, belki sadece bir 'buradayım'
Ama her yer dilsiz, her yer uçsuz bucaksız.
Kendi sessizliğimle konuşmaktan yoruldum
Cümleler bitti, noktalar devrildi üzerime
İçimdeki kalabalık sustu, bir ben kaldım ayakta
Hiç duyulmamış bir feryadın uykusundayım şimdi...
Yoruldum...
Kendi sesimde kaybolmaktan...
Sessizce...
Kayıt Tarihi : 25.03.2026 20:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!