Bir fırtına kopunca, denizler kükrerse kükreyeceğini,
Kırılan dalganın sesi, kayalıklara çarpıp dağılırken sessizliğe;
Boşuna bekleme sığınacak limanı, gökler kararsa ansızın,
Geminin dümeni, kendi elinde kalmadıkça, yelkenler rüzgârı tutmaz ki!
Dünya, kendi yasasınca döner zaten, gizli bir düzenle,
Sen dümeni bıraktığın an, girdaba kapılırsın işte, kendi kaderinle.
O ıssız gecede, bir yıldız kayar gibi düşersen karanlığa,
Çırpınışın, boşluğa savrulan bir kuş tüyü misali, hafif ve çaresiz;
Işık diye gördüğün her parıltı, belki bir deniz feneri değil,
Yaklaştıkça bataklığın soğuk ışıltısıdır, ayaklarını çamura saplayan!
Kim uzatır ki elini, sen kendi ellerini kaldırmazsan göğe,
Kurtuluşun ilk adımı, düşüşünü kabullenmektir aslında, kendi gerçeğine.
Bir ağaç ki kök salmamış, derinlere inememiş toprağın koynuna,
En hafif rüzgârda sallanır, devrilir bir çığlık gibi sessiz;
Yaprakları solmuş, dalları kırılmış, gövdesi çürümeye yüz tutmuş,
Yağmuru bekler durur, oysa susuzluk, içindedir köklerinin unuttuğu!
Dünya, yağmuru yağdırır ihtiyacı olana, kurak toprağa inat,
Ama kökler susuzluğu bilmezse, damla düşse bile, fayda etmez katran.
Bir kuş düşün, kırık kanadıyla tünekte, ötüşü hüzün dolu,
Pencereden bakarken uçan sürülere, hasretle çarpar yüreği;
Kanadını sarsa da rüzgâr, kalkamaz artık, korku sarar her yerini,
İyileşmez yarası, kanat çırpmayı göze almazsa eğer, yeniden!
Havalanmak, yarasına rağmen atılmaktır o boşluğa inançla,
Yoksa kim taşır seni, sen uçmayı göze almadıkça, o mavi rüyaya?
Dünya, nasıl olması gerekiyorsa öyledir zaten, kusursuz dengesinde,
Dağlar yükselir, ırmaklar akar, mevsimler döner bir bildiğiyle;
Sen, bu akışın içinde bir damla, bir toz, bir nefes misali,
Direnmezsen akıntıya, sürüklenir gidersin bilinmeze!
Kendi kurtuluşunun sırrı, içindedir saklı, derin bir kuyuda,
Kendi ipini örmeyen, asla çıkamaz karanlığından, kuyunun dibinde.
Öyleyse kalk! Kızgın demiri döv kendi örsünde, sabırla, inatla,
Alnının teriyle yoğur geleceği, korkuyu yak ateşinde erit!
Yolunu kesen her engel, sınamaktır seni, gücünü bil diye,
Düşersen kalk, yürü yeniden, bırakma gölgeni yere yapışsın!
Çünkü dünya, nasıl olması gerekiyorsa öyle; sessiz, sakin, derin...
Kendi kendini kurtaramayanı, asla kurtaramaz hiç kimse!
Huban Asena Özkan
Kayıt Tarihi : 1.7.2025 23:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!