Manzara çok sonradan kaldı solumda.
Elde ne kaldı, yalızca hatıralı sevinçler.
Usul usul uzaklaşırız bizler yan yana.
Akıntıya kapılan iki demet gül idik.
Çok gerilerde kaldı bizi suya atanlar.
Umutsuz sevgileri bekleyişimiz yok.
Duyabildin mi beni yalnız sana söyledi kalbim.
İçimde çığlık çığlığaydı, gerçek bir çağrıydı.
Namerde ulaşmazdı duysa kaçardı sevgilim.
Yorgun bir hal alır benzi beti sararıp solardı.
Beni görebildin mi kelimelerimde sıyrık sıyrık.
Uzun acılar yağdı üstüme dünlü bu günlü.
Gülüp eğlendin yetti.
En güzel haberim.
En beklediğim.
Buldun mu beni
Bul beni.
Yarın sabah olmasın.
Ey esen güzel rüzgâr.
Bu günümü al götür.
Sen ulaşıncaya kadar.
Gün değişiverir.
Olur başka gün.
Tükenir gün, yüreklerde kalır dünün hasreti.
İnmesin ay semadan, o dünün güzelliğiydi.
Sevinçler vardı eskiden senden bana kalma.
An be an yenide hayata seninle başlamalarda.
Artık kıymeti yok bir bir sözlerin dişisi erkeği.
Doğa hep gerçekçi, yalan insanın ruhunda.
Sinmiş gitmez üstümde kokusu hüznün.
Riyakâr ruhlardan kalmış bende bu hüzün.
Dışa vurumudur dalıp dalıp gitmelerim.
Olduğum kadar, zamanı dolduramıyorum.
Senin aklımdan geçtiğin an, geçer gider.
Beklemez ruhum gittiği yerden geriye döner.
Anlaşılmak için uygun değil bu hava.
Dışarı sen gibi, bir an güneş var.
Bazen gelir ansızın yağmur, boran.
İkindi mayıs meltemi hafiften rüzgâr.
Gece yarısı uyanırsın bir titreme ile.
Uykun kaçar oturursun sabaha kadar.
Telaşlar içindeyim, birde eskimiş endişeler.
Bir yolculuk belli ki düşürüldü pencereme.
Gidenler hep yarınlarımı alıp götürdüler.
Martıların gürültüsünün içine ne kaldıysa geriye.
Yokluğum karışır topladığım ötenin berinin içine.
Gözleri kamaştıran umutlarda sanırım gizlidir.
Kuşkuyla başlıyor her güle baktığımda Mira.
Günlerdir dargınlığım döndü şimdi kuşkuya.
Sadece üzümün çöpü, armudun sapı zannetme.
Biliyorum her şey güzel bir sükûnete erecek sona.
Kayıtsızca yaşamadım zorda olsa yaşamayacağım.
Buluşmak zamanı geldiyse bahara gelir geçer kış.
Gün biter ardında kalır mesafesiz uçurumlar.
Kalır karşı karşıya yıldızlar, dipsiz kuyularda.
Öpecek saçlarından yok, çünkü kimsesizdirler.
Denk gelmek olmasaydı, nedendir dudaksızlara
Arzın en dipsizinde ağaçsız ve de çocuksuzdurlar.
En yüksekte uçmaz kanatsız, kolsuz kartallar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!