Mekkî kimdir?
Inqıta'ı-Tertil Sonra'sı Külleri'nden yeniden Doğan,
Yürüyüş'e (İsrâ/Marş) Dewâm eden.
Fî Târihi'nde en az Tertîl I Dewâmlı'sı,
Tertîl I, Tertİl II-XIII, ya da
Nuqabâ Misâqları'ndaki Aqitleri'ni tecdiden ,
“Çatır Çatır.. “ Hayır, Dış Âlem’de değil… Kırsal Kendi Suqûneti’nde, Metropoller’de Şehr’in Kendine Has Hayat Senfoni’si… Okul Bahçeleri’nde Çocuk Sesler’i, Ağaçlar’da Kuş Cıvıltılar’ı.. Bu “Çatır çatır” Sesler Dışar’da değil, içimde, ta Derinliklerim’de… Kırılmış nice Fay Hatlarım… Nice Artcı Depremler’in Sesler’i.. Ben duyuyorum sâdece… Bir Hece Taşı Önü’nde “Dua’ya kalmış Avuçlar” Topluyor Mezar Sesleri’ni, Kulaklarım’la değil, Ellerim’le duyuyorum. Omurgam Ayak’ta belki, çatırdayan Rûhum… Kanım’dan, Canım’dan, Hısmım’dan Hasmım’a Ayak’ta durabileceğim bir Rûh Desdeği… Hece Taşları Önünde iç döküyor İnsanlar, kimi Taze Cenazesi’ni vermiş Toprağa, kimi Hece Taşları’nda açılan bir Meta Dünya’ya dalıyor.. İçimde yıkılan Gökkubbem, Çatır çatır…. “İşâret istiyordun” diyor içimdeki Ses, Bir Remz” Dualarım’a bir İşâret… Qurrete Ayn bir Sabah Göz kırpıyor, çatırdayan Yerlerim’e dokunuyor bir El.. Ağlıyorum… Wizrim’e bir Kuş dokunuyor Kanatları’yla, bir Kuş konuşuyor içimde… Çadırdayan Sesler dağılıyor, bir İnşirâh yayılıyor Varlığım’a içirilen.. Mihrab’dan çıkabilirim artık, Âl-i İbrâhim’e Salat edecek Rabb, Bereketler saçacak Toprağa.. Hece Taşları’nda donuyor Remz, Rumuzlar’da sırlanıyor İlâmlar..”
“Çatır Çatır.. “
Hayır, Dış Âlem’de değil…
"Âyet Âyet ,Sûre, Sûre,
Yürüdüler Mekke'den Medine'ye"...
Milenyum'da Yalnız Yürüyüşüm,
Bir kaç Sergüzeşt Müslüman'la beraber,
-39 Dize,
işte öylecesine,
47sinde giden Şair'e..
Çiğli'de Yedek'teyim.
Arnavut Teyze'nin Bahçesi'nde.
Hürmetli bir Gün'de bir Muhterem Yük yüklenir Anneler.
Selâm'dan Harem'e Kutlu bir Yolculuk başlar..
Yâ Sefer deyu sürer Süreç.
Rebiülewwel'de 61 i yakalamıştır,
31 Mart, 5 Yıl Ewwel'i....
Mahmud Şewşet Paşalar'dan Çevik Bir Maşalar'a.
D8ler'e Wedâ, Silâhlar'a Wedâ,
Gelsin Postmodern Barış,
"Biz Neşeli Gençleriz"
Gömlekler Fora...
Hayula içinde bir Pazar Suqûnet'i....
'Gönül Hûn oldu....'
Gönül neler Murâd etmez ki!
Gönlü olanlara,
Yıldızlı Gece'nin altında
O Yaşlı Meşe Ağacı'nın altında
O kadar Parlak gördüm ki seni
(Kehkeşanlar'a kaçmış) "Süreyyâ Yıldız'ı"
Qalbim Uçuş'a geçti.
(Haber Spiker’i:
“Balkanlar’dan gelen Soğuk Hava”….)
Allı Turna'yla konuşan Süleymân...
Kırılmasın Kol'un Kanad'ın...
Boynu Bükük,Benz'i Soluk...
Akşam olmadan döner Hüdhüd...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!