Dağların başında uçan şu kuşlar,
Bizden selam söyle gittiğin yere.
Hak’kın huzurunda eğilen başlar,
Bizden selam söyle gittiğin yere.
Sözümüzü dinle düşme tuzağa
Gül dalında yaprak olsak
Açıp açıp tekrar solsak
Şu dünyada baki kalsak
Bilmem ki bize ne derler!
Benden uzaklara gitme istemem
Kalacaksın eğer gel de burda kal.
Bana böyle nazar etme istemem,
Son bir kere olsun bize şarkı çal.
Türkü söyler dillerimiz
Keman çalar ellerimiz
Başka kokar güllerimiz,
Demek bize yakışıyor.
Köprülerden geçeriz biz
Gönül gözün kör olmasın
Bize bunca çile yeter.
Ağzında dilin kalmasın
Dilsizim de bize yeter.
Her birimiz bir köşe,
Koru bizi Allahım!
Kalmadı bizde neşe,
Koru bizi Allahım!
Gök Kubbenin altında yanar söner ışıklar
Türkistan Ovası'nda destan yazar aşıklar
Kudüs semalarında komut olur kaşıklar,
Bu bayrak bizim bayrak Gazze'ye umut olur.
Vatan için dedik geliyoruz biz,
Çağrımız birliğe ve dirliğedir.
Çekin bayrakları hazır olun siz,
Çağrımız birliğe ve dirliğedir.
Sefere deyince düşün yollara
Kar mı yağmış yüce dağın başına?
Karlar bizim amma yel bizim değil.
Yeni girmiş henüz yirmi yaşına,
Yaşlar bizim amma sel bizim değil.
Yar deyince içim birden yanıyor
“Zafere gitmeyen yollar utansın!
Yaz bahar ayları kışa döndüyse,
Köprüden geçmeyen seller utansın!
Vatanımda nice ocak söndüyse,
Bağrıma esmeyen yeller utansın!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!