O gençler mağaraya sığındıklarında: "Rabbimiz, katından bize bir rahmet ver" dediler,
"Ve şu işimizde bizim için bir kurtuluş, bir doğruluk hazırla" diyerek boyun eğdiler.
Biz de onların kulaklarını o mağarada nice yıllar dış dünyaya kapattık, koruduk,
Kâinat O'nun o şaşmaz muhafazasına, o ebedi nizamına şahittir, gördük.
Fâvû ilâ-lkehfi yenşur leküm Rabbüküm min rahmetihî! "Mağaraya sığının ki Rabbiniz size rahmetinden yaysın!"
Budur dünyalık mülkün geçici bağlarını sıfırlayan, mağarayı geniş bir rızık kılan o ferman,
Kudret garantisiyle darlıkları emniyete erdiren, kula selamet veren her an.
Musa ile Hızır’ın yolculuğunda gizliydi rızkın da ömrün de o derin hikmeti,
Delinen gemide, yıkılan duvarda saklıydı Allah’ın kuluna en büyük nimeti.
Zülkarneyn doğuya ve batıya hükmetti de yine "Bu Rabbimin bir rahmetidir" dedi,
O'nun ulu nidasıyla uyanan her sine, mülkün asıl sahibinin nuruna erdi.
Mal ve oğullar dünya hayatının süsüdür; kalıcı olan salih ameller ise Rabbinin katında daha hayırlıdır,
Andolsun yeryüzündeki her şeyi ona bir süs yaptık ki, hangisinin daha güzel amel edeceğini sınayalım diyedir.
Senin ulu ve her şeyi kuşatan rahmetinden gelir, o mağara kuytusunda bile bize ulaşan her lokma,
Bizi dünyanın sahte süsünün darlığına, kaderindeki o gizli hayrı göremeyenlerin karanlığına bırakma.
Kulunu koruyan Sensin...
Rahmetini yayan Sensin...
Bizi katındaki o en bereketli, kalıcı ve nurlu rızıklarla ağırla Yâ Reşîd...
Yenşur leküm Rabbüküm min rahmetihî... Ya Allah...
Afşin DualıKayıt Tarihi : 27.05.2026 22:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!