Yokuşuyla inişiyle
Gidiyorum bir yoldayım
İncesiyle genişiyle
Gidiyorum bir yoldayım
Yalanıyla dolanıyla
Gönül pınarımı kuruttun gittin
Beni yad ellerde unuttun gittin
Gelirim diyerek avuttun gittin
Gayrı gelsen nolur gelmesen nolur
Hasbahçamda gülüm solduktan sonra
Her yemekten sonra bir tütün asıl
Ergenlik dönemi içerek kasıl
Dost bildim yıllarca seni velhasıl
Dostum değilmişsin düşman sigara
Damarlar tıkalı,ciğer çürümüş
Hiç bilmedi insanoğlu dostunu
Korumaya çalıştı hep postunu
Nefis denen düşmanının kastını
Sen söyle de bilen bilsin Eroğlu
Darılma onlara hidayet dile
Yine bize yol göründü
Sağlıcakla kalın dostlar
Unutmayın gurbet elde
Selam bari salın dostlar
Anlatmak çok zor gurbeti
İstemem padişah ziyafetini
istemem namerdin yağlı etini
Dost elinden gelen su şerbetini
İçerim bal deyip canım içerim
Değişmem dünyaya gülen yüzünü
Benim şu dünyada bir muradım var
İnsanlar sevmeyi saymayı bilsin
Mevla derki doksandokuz adım var
Kul onu cihana yaymayı bilsin
İnsanın tek farkı aklı değildir
Hasretin bu yüreğimde
Yanan ateş, kor be gülüm
Sensiz yaşamayı gelde
Birde bana sor be gülüm
Duvarlarla konuşurum
Gönlüm sende diyorsun
Olmaz kızım bu iş olmaz
Her gün suşi yiyorsun
Olmaz kızım bu iş olmaz
Her gün havyar yiyorsun da
Olmaz kızım bu iş olmaz
Dertli gelin nedir derdin
Gülmez yüzün solmuş rengin
Felek sana nasıl kıymış
Bu zalımmı senin dengin
Kapatmışlar yollarını




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!