Baltayı taşıyan sapı
Kestiği ağaç dalından
Haktan bilme bu hesabı
Ne gelirse hep kulundan
Kendi elinden kolundan
Biraz maziden esintilerle otantik bir türkü olsun istedim
Al atımı koştum gümüş gemine
Terkime binmedi zalım emine
Kederim çoğalıp vardı demine
Lal oldu dillerim hanı nideyim
Gel görelim şu hesabı
Kapatalım gitsin dünya
Nedir bunun boyu çapı
Ölçelimde bitsin dünya
Eller muradını almış
Seni öyle sevdim öyle sevdimki
Güle aşık bülbül bile kıskandı
Öyle metheyledim öyle övdümki
Kırda lale sümbül bile kıskandı
Kıskandı sevilen bütün maşuklar
Katar katar olmuş gelir acılar
Yeter be kervancı başka yere sür
Yüreğimde zaten dinmez sancılar
Yeter be kervancı başka yere sür
Tutta kervanını götür buradan
Adın hatırıma gelmiyor bile
Sana Türkü yakan dili küstürdün
Yetmez mi bu kadar çektiğim çile
Bana ilham veren gülü küstürdün
Küstürdün ne varsa sevdaya dair
Sanki bana miras kalmış
Bu dert Mecnundan Keremden
Ciğerime kadar sarmış
Vallahi beter veremden
Ne tabipten ne doktordan
Portakal dene dene
Portakal senin nene
Yarimden ayrılalı
Oldu bir buçuk sene
O yardan ayrılalı
Geçti bir buçuk sene
Gülüp oynuyorum sanma
Sensiz günlerim geçmiyor
Bahar gelip geçti amma
Benim güllerim açmıyor
Yarim gelir diye bir gün
Bu cefalar sana reva olurmu
Dillere destandın türkmen güzeli
Gönül yarana da deva olurmu
Ne hale gelmişsin türkmen güzeli
Ceylan gibi yaylalarda sekerken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!