Kavuşamamak, bir şehrin iki yakası arasında,
Köprüsü yıkılmış bir nehrin kederidir.
Gözlerinde sönen o son vapur ışığı,
Yüreğimde yarım kalmış bir cümle gibi.
Biz seninle, hiç bitmeyecek bir yolun,
Tam ortasında, ellerimiz havada kaldık.
Dokunmaya korktuğumuz bir çiçek gibi,
Uzağında daha çok seviyorum seni, biliyorsun.
Belki de kavuşmak, masalların yalanı,
Kavuşamamak, hayatın en gerçek tarafı.
Sen orada, bir başka baharın hüznü,
Ben burada, gelmeyeceğin o mevsimin sancısı.
Adını anınca, gökyüzü biraz daha daralıyor,
Sanki dünya, bizim boşluğumuzla dönüyor.
Herkes birbirine kavuşuyor bu koca dünyada,
Biz, hiç buluşamayacak iki yıldız gibi, göğün en uzağında.
Bir fotoğraf karesinde donmuş bir gülüş,
İçinde binlerce "keşke" barındıran.
Kavuşamamak, belki de en büyük sabır,
Bir ömür boyu, bir nefeslik mesafede beklemek.
Sokaklar, senin ayak izlerine hasret,
Ben, senin kokunu taşıyan rüzgâra sığınan.
Ne zaman bir ayrılık şarkısı çalsa,
İçimdeki o çocuk, yine sana koşuyor.
Aramızda bir uçurum, adı hasret,
Geçilmiyor, atlanmıyor, gidilmiyor.
Ama biliyorum, kavuşamamak değil asıl olan,
Bu imkansızlığı, bir ömür beraber taşımak.
Artık gelme, kalsın bu özlem böylece,
Zaten kavuşsak, belki biter bu büyü.
Sen uzaktan, ben uzaktan, bir veda gibi,
Sonsuza kadar birbirine kavuşamayan iki dize kalalım
Kayıt Tarihi : 10.07.2026 00:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!