Ilgaz Dağı’nın dumanlı başından süzülür Karadeniz’in poyrazı,
Kastamonu Kalesi’nden bakınca şehre Şerife Bacı’nın hayali düşer.
İstiklal Yolu’nda kağnısıyla donarak şehit düşen o kahraman ana,
Bu kentin namusunu, bağımsızlık aşkını kazımıştır taşlara!
Nasrullah Cami’nin avlusunda Mehmet Akif’in gür sesi yankılanır,
Bu şehir ki Kurtuluş Savaşı’nın çilekeş, sadık ve mağrur bağrıdır!
Valla Kanyonu’nun derin uçurumlarında fısıldar doğanın heybeti,
Horma Kanyonu’nun ahşap yollarında adımlarken çağlar sular.
Ev kaya mezarlarında saklıdır Paflagonya’nın bin yıllık sırrı,
Tarihi konakların pencerelerinden süzülür eski zaman dostlukları.
Kastamonu’nun insanı hürmetkardır, edebi ve saygıyı baş tacı eyler,
Mertliği sözde değil, darda kalan dostuna uzattığı elinde taşır!
Cide’nin, Abana’nın hırçın dalgaları döver dik kayalıkları,
Çekme helvanın tatlı kokusu sarar Bedesten Çarşısı’nı akşamüstü.
Tosya’nın pirinç bağlarında akan ter sinmiştir berekete,
Ilgaz’ın karı erise de Kastamonu’nun bu asil duruşu erimez,
Gök kubbe durdukça yaşar Şerife Bacı’nın bu kutlu diyarı!
Kayıt Tarihi : 28.08.2026 03:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!