Ben bir tümce tutkunuyum.
Anlatıyı, iskeletinden seçerim.
Ne vakit eksik kalmış,
Bir yüklemle karşılaşsam,
Sol tarafıma, bir ağrı saplanır.
*
Sen bakışlarına, deniz rengi serip süzüyorsun ya,
İçimde bir yaz müjdesi,
Kırpıyor perçemini, koyu mavi sükûnetim,
Bir de, ela parıltılar ekliyorsun ya,
Öğle vakti, lakin kapkara yokluğun.
*
Şehri dolaştım geçen gün,
Kapılmışım şehrin gizemine,
Transta kaybolmuş aşıklar köşelerde,
Etrafta koşuşturmakta çaresiz insanlar.
Bir elimde boş bir umut, diğer elimde sigara,
Dipsiz bayırlardaydım, yokuştan çukura inerken,
Ve dağ gibi inatla gözledim, beni düzlüğe atacak patikayı..
Lal feryatlarla adımladım..
En çok da, sırtımın kamburundan süzülen terlerimle, taşıdım yükü..
Sonra, zahmetimken rahmetim oldun..
Islak yokuşlarda, ayak izim oldun..
Amanos'luyuz biz efendim,
Kollarımız, ayaklarımız, baldırlarımız çıplak,
Meydan okuruz cehennem ateşine,
Ayağımızın altında yanan toprakla.
Yaşam mücadelesinin kaynayan kazanı Çukurova toprağında,
Deyim derler, dilden dile yayılan,
Söylenir dille, her kalpte ayılan,
Cümlelerin birleşip, yığın yığın,
Söyleriz her yerde, her olayda hap.
*
İnsanlar konuşur, her bir günde hep,
Hepimizin teknesi,
Nereden geldiği bilinmez,
Reise teslim edildiğinden beri,
Sürükler bizi, yetersiz bir muhakeme.
*
Ta, yeniden piyasaya çıkmış teli,
Evrensel sevgi dedin komşuna diş biledin,
Dara düşünce koşup el uzatanı yedin,
Dostluk türküsü yakıp sapanla cam indirdin,
Sahte aydınlık yüzün karanlığa büründün,
Eşitlik nutku atıp masumu ezip geçtin,
Balinaya ağlayıp yanan canı hep seçtin,
Aklımdan geçenler, film karesi,
Dostum arıyor, benim kuzenimi,
Bambaşkaydı o yıl, iyi giyimli,
Hep o tutuyor, elinden herkesi.
*
Bambaşka yere, varıyoruz şimdi,
Nice cilt eskittin, nice boş perde,
Dillere düşüyor, o garip beste,
Sen yazar geçinip, durma aheste,
Neyimiş efendim, hepsi kurguymuş.
*
Ne vakit daralsa, o kısır hece,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!