Her cisme uymaz,
Bu eski deriden, çıkılır mı hiç?
*
Çoğu zaman, bir yılanın soğukluğunu giyinen,
Baktığı aynalarda, dünkü yüzünü tanıyamayan,
Her yeni surette, eski benliğini unutturan,
Öpmem diyemezdin ben
----şeyhin elini, ayağını,
--------diyemezdin özgür bir insanım ben,
------------kendi bilincin ve özgürlüğün açısından,
Bir varoluş biçimindir
----bu da senin,
Aklıma da düştü, o mahzun çehre,
O eski günleri, bulsa da görsem,
Hayali durur, aynı pencerede,
O eski günleri, bulsa da görsem.
*
Akdağ’ın başına, duman çökünce,
Bütün o eski hikayeler,
İyi ve kötü tecrübeler,
Size sunduğum ne varsa,
Helali hoş olsun sizlere.
*
Size harcadığım kafa,
Bir eski kitap kokusu, benim hislerim,
Zamanın içinde, yolculuğa çıkmış,
Her sayfada, ayrı bir hatıra,
Sarıya dönmüş yaprakların arasında.
*
Bir eski kitap kokusu, benim hislerim,
Hangi yanlış kapıyı çaldık,
Bu köhne konakta gezinirken,
Kilerde saklanan, küf kokusu,
Ve tavan arasındaki, o eski keman.
*
Emanet, esaret demektir,
Eski nazımların saltanatı, yıkıldı artık..
Hafızamın paslı sürgüsünü araladığımda,
İçeriden bir âsi kurtuldu,
Ve simama bir çentik ekledi..
Senin hatırına, tuhaf kâhinler besliyorum..
İsmini virgülle, ortadan ayırıyorum.
Eski saatlerin yelkovanları, göstermezdi o eşiği,
Veya çizilen bütün rotalar, o geçişti baştan başa.
*
Yalnızlığımın ucuna erişip, bekledin mi ki hiç.
*
Sen o başkalaşımı, kavramanın şüphesizliğinde kalmadığın takdirde,
Tufan
----yükselir,
--------eski
------------sevgide,
Aşk
----yükselir,
Bunca keder yüklendi ruhuma,
yordu, eskitti beni zaman,
Savruldum hayatın darbeleriyle,
bitkin düştüm her an.
Nice kayıplarla şekillendim,
kimsesizliklerde gezdim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!