Sabahla uyanır, yola düşerdik,
Bayırda kekikle hayat pişerdik,
Toprağın bağrın, neşeyle deşerdik,
Sırları gömdüğüm, anları andım.
*
Bulurduk kırlarda, yenilen kökü,
Alçak bir gölge düşmüştür, şehrin üzerine,
Esir almıştır ruhları, gökyüzünü kaplayan karanlık.
*
Her şeyin üzerinde, parıldayan güneşin, ışıltıları titrer,
Gölgelerin hüküm sürdüğü dünyada, umutsuzluk ve korku.
Çürümüş bir sessizlik içinde ve kirlenmiş her yer,
Nasıl oldu da,
Yansımalar,
Kış uykusundan uyanmış,
Yıldızlar için yakılan, kutup ışığı mı?
*
Aşkın sözlerinde,
Akşamın kızıllığında,
----ufukta güneş batarken,
Yankılanır kuşların nağmeleri,
----seslenir kanatlı yaratıklar,
Sahil şeridinde,
----işte kıyıdaki ağaçlıkta,
Ortadan ikiye bölünce bahçeyi,
----bir taş duvar,
Patates kızartması yağdı,
----gökyüzündeki bulutlardan,
İlahi bir adalet bu dediler,
----bize açlığı layık gördüler,
Eserken içimde, Mayıs'ın nazlı rüzgarı,
Fısıldar derinden, hüzünlü melodilerle yalnızlık.
*
Gizlidir güzellikler, şiirin ince nakışlarında,
Yoğrulur kederim, yüreğime dolan damlalarla.
*
Eser durur, dağ yelleri,
Lal olmuş, sanki dilleri,
Bilmeyen sorsun illeri,
Maziye koşsam sizinle.
*
Çamı durur, gürgeni var,
Vakit solsa da, hazan bitse de, gam yorsa da hoş,
Kader seni, bin bir çileden aşırsa da hoş,
Merhametle uyandık tana, hiç durmadık,
Ruhuna değersek, sana ağır gelse de hoş.
*
Süzül sakince, aş imtihan bendinden,
Mazlum halkların rahmi,
Kanlı tarikatların,
Zifiri karanlık gecelerinde,
Yolun sonundaki özgürlük ışıltısı.
Çağların ötesindeki karanlık zamanlardan,
Polis saraylarının işkence merkezlerinde,
Sabundan ölürdü özgürlük mücadelesinin askerleri,
Her zaman sabun kalıplarına asılarak intihar ederlerdi,
Kurdun kuzuyu yargılamasıydı adalet.
Kendi evlerinde hapsedilen uzak kitlelere,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!