Merkebin etini, mal eti ettik
Sucuk olsun diye bumbara yittik
Helali bırakıp, harama gittik
Günahı işleyen el olmaz olsun
Zonguldak’ta, kedi, fareyi besler
Ay başı gelince yollar sarılır
Borç kavgası başlar, kalpler kırılır
Maaşlar bitince eşler darılır
Evleri başlara yıkan paradır
Garipler, gurbette durmaz çalışır
SEKRETER Mİ MÜDÜR MÜDÜR MÜ MÜDÜR
Arzuhal yazdım ki müdüre verem
Sekreter bırakmaz içeri girem
Emir büyük yerden ben nasıl görem
Bin bir çeşit tadı vardır
Dilin değse yerin dardır
Sahibine sadık yârdır
Sessizliğin meyveleri
Dışı besin, içi keder
Tütünü içtikçe rengim sarardı
Bütün organlarım tek, tek karardı
Sonradan pişmanlık neye yarardı
Ben seni, sen beni yaktın sigara
Küçük yaşta heves ettim alıştım
SİMİTÇİ
Simitçi erkenden düşer yollara
Seslenir işine giden kullara
Erebilmek için mutlu yıllara
Umutlu hayaller kurar simitçi
Fakirlik hanemi perişan etti
Dayanacak gücüm kalmadı bitti
Üzüntüden aklım başımdan gitti
Tek başına kalan eskiciyim ben
Hurda toplayarak geçindim durdum
Görev sülüsümü aldım övündüm
Bende asker oldum diye sevindim
Ne dizime vurdum ne de dövündüm
Vatan borcu namus borcu ödenir
Yârin ellerini aldım elime
YOLU BİTMEZ ŞOFÖRLERİN
Ne yazı var ne de kışı
Kolay değil zordur işi
Mesleğine vurgun kişi
Yalınca köyünün mezrası Çeli
Minik Muharrem’di, buranın gülü
Yükseldi ateşi kalmadı hali
Yüzoniki defa öldü dirildi
Kar yağmış ulaşım yok idi Van’a




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!