Güzel olan her şeyi severim
Sevgi,dostluk,hoşgörü benim
Sevdim mi inan gülüm tam severim
Kara sevdadır inan diğer adım
Dilersen sevgili,eş hayatınım
Dilemezsen bacı,kardeş olayım
..
Biz kardeşiz dediler...
Dilimiz yasak,kültürümüzü günah kıldılar
Biz kardeşiz,
taş, toprak, rüzgar kardeş...
Dersim’izi vaazlarıyla,
günahkar baazlarıyla verdiler.
..
Kardeş dediğin kardeş gibi olmalı
Küçük küçüklüğünü bilmeli
Büyük büyüklüğünü
Zamanı gelince özür dileyebilmeli
Kırgınlıkları bir kenara bırakabilmeli
Önyargıları paramparça edebilmeli
Ve canından kanından olan kardeşe
..
Pamuğa yaptırdı hallaçla tarak
Tara pamukları penyeye bırak
İstedim iplik olum yollar çok ırak
Penyede tarada sen cere bırak
İpliğim ipliğim penye ipliğim
Penyenin yanında karde ipliğim
..
BÖLÜNE BÖLÜNE BİTTİ GÜCÜMÜZ
Kardeş kardeş derken pişman olmuşuz
Bir bilinmezlere gidiyor yolum
El ağzına bakıp düşman olmuşuz
Kardeş kurşunuyla ne de zor ölüm
..
Kardeşim!
Ahmet Mehmet Barış Asker Türk biberi yakar yakar
Değme taşa değer başa adı sade göğe yazılıdır
Dokuz ayın çarşambası bir araya gelse
Düşman ağzınla asla ölmez çiçekler
..
Dünya malı geçici aldanmayalım
Aldanıp ta mahvolmayalım
Kinle hesap yapmayalım
Kardeşlik kutsal vazgeçmeyelim..
Gel dost olalım kardeş kalalım
Kalalım da paylaşalım..
..
Çocuklar, çiçektir, "Bir çiçekle yaz olmaz!"
Çiçekler, renk renktir, bir çiçek vazo doldurmaz
Bunun için işte biz de ikinciye karar verdik
İyi mi ettik, kötü mü ettik? Hayırlısı olsun dedik!
Kızıma kardeş, bize bi'bebek, bu sefer erkek, olsun dedik
..
Yüzüme söylemedin sen arkamdan konuştun
Rabbimin sevmediği kötü huyla buluştun
Kardeş eti yemekti,bu Kitabım Kur'anda
Aldırmadın aymazca,mukaddesle vuruştun
Cennete inanmayıp,cehennemden korkmazsın
Diline sahiplenmez,hatır gönül saymazsın
..
Göçebeydim bir zamanlar
Kardeş kardeş yaşıyordum
Doğaydı tek sorunum
Yıllar sonra baktım ki
Savrulmuş bir baharda
Küresel ağlardayım
..
biz kayıp şehrin insanları olarak bu etnik mezarlığında gölgelerimizi kaybetmedik sadece güvenimizi de kaybettik.en büyük ihtilal milliyetçilik ihtilali oldu.(ihtilal mi yoksa bir ihlal mi bu konuya girmeyeceğim) milletler birbirlerine üstünlük kurmak için çiğnedi zayıf bedenleri hep.yığılan cesetler üzerinde yükseldikçe boyumuzun uzadığını sandık durduk.azdık durduk.kudurduk durduk.velhasılı son gün,yapraklar gibi savrulduk.ilahi adaletin tecellisi tabut ardındaki kalabalıkların yüreğinde çığa dönüşürken akıllarımızdaki sorulara cevaplar uydurduk ama hiç bir cevap sorunun yanıtı olmayı başaramadı.tek gerçek oluklardan boşalan kanlar ve ardında yitirdiğimiz canlardı.
biz gülmeyi haketmedik,ölmeyi hakettiğimiz kadar.ayrılıkların ardında hep gözyaşları vardı ama sevişmeleri beceremedik.sevemedik birbirimizi.araya hayali sınırlar girdi hep.dikenli tellerle çevirdik kalbimizin duvarlarını ve kapadık gönlümüzü sevda iklimine.
çiçek tarlalarında mayınlar,minik yüreklerde kurşunlar yetiştirdik.bahçemiz zencefil kokusuna hasretken kan kokusundan bıktık.geceleri aydınlatan yıldızlar değildi.izli mermilerdi bazen bazen de patlayan bombalar.yemyeşil üniformaların altında çelikten bir kafesin içinde kardeş acısıyla kavrulan bir yürek taşıdık dağ bayır.silahlar patladı,bombalar patladı.kim kazandı.iki cephede de ölenler kardeş değilmiydi?
kimdi bu tabutlarda hakka yürüyenler.
ahmetle mehmet değilmiydi?
ah memleket,
ah memleketim.kana doymadı bu topraklar.
..
Çal hırsız kardeş
Bilezikleri takıları
Çal hırsız kardeş
paraları çabaları
Değerli olan herşeyi
Geriye kalsın maneviyat
Kalmasın geride ne yat ne kat
..
Benim yok, sul kardeşim,
Bizle sizin farkı ne.
Yoksa bizim kimisiz,
Varırsızmı farkına.
Okula giden çocuk,
Rüşvet verir bir azcık.
..
Gel kara derili kardeş sevgimi önce sana sunayım
uzat çikolata renkli yanağını bir öpücük kondurayım
durmadan itilip kakıldın hor görüldün yıllar yılı
suçunu biliyordun renk değişikliği ırk ayrılığı
sen de gel sarı kardeş sevgimi sana da vereyim
haydi gülsün artık o çekik gözlerin göreyim
biliyorum sen de çok acı çektin hep itildin kenara
..
1/:
Hey küçük kuş, minik kuş
Sen kanatlarını ver bana
Ben sana vereyim kollarımı
Kuş kardeş kanatlarla kolları
Edelim mi değiş tokuş
2/:
..
Vakit geç olmadan uyan
Anadolu uykudan uyan
Ayrılıkları bırakalım
Hepimiz bir kardeş olalım
Anadolu aç kulağını
Dinleyin bu sözlerimi
..
Halk, sosyolojik değişmeleri, sembolik somutlamalarla, ritüelleştirip ayin ve ibadet hali, biçimine dönüştüremeden anlayıp hazım edemiyordu. Bu, olayın kökeninde, İki farklı etnik yapının birleşip; toplumlaşmanın gereği vardır. Geçiş ritüelleri, ya da geçişme sebolleri üzerinden yeni birlikler kurallaştırılıp kurumlaştırılıyordu. Yani ittifaklar düzeni sıklıkla geçiş ritüelleri düzenlenen bir sosyal toplumsal yapı idi. Birkaç totem aidiyetli etnik yaplar karışıp etnik ata totem, sosyal yapılanışlar enteğre edilip halklaştırılıyordu. Halk yeni kurallarını, toplumsal yansımadan icbarla, riayet ve ağırdan sindirimle, ancak benimsiyordu.
İki gereklilik, yapıları ittifaka zorlayacaktı.Toplumsal ekonomik biçimlenişlerin diğer grup yapılarla girişip, gelişir, büyür, organize olur olmanın takas ve işbölüşümü yapmaları. Ve tarımcı çoban toplumların, kısmen savunmada pasif kalmasıyla, bu tür yapıların savunma güç birliği içinde bir araya geleceklerdi. İki farklı totemist etnik kültür. Kendi içindeki meşru evliliği yasaklayıp, karşı toplumdaki kız ve oğlanlarla evlenmeyi yüküm etmişti. İlk meşruti kurumsallaşma kararlarından birisi budur. İki ayrı ata totem, etnik aidiyet; belkide ilk kez sosyolojik gen karışma zenginliğini ve kültürler etkileşimini gerçekleştiriyor olmalıydılar. Hem birbirini benimseyip kabulleneceklerdi (hiç kolay olmuyordu) , hemde yeni kırma bir etnik yapılar karışması, halk feno tipi doğuyordu. Şimdi olası ilk ittifaki kural kararlarına biraz daha yakında bakalım.
Yani bu tarafın üyesi kız ve oğlanları karşı tarafa, karşı tarafın üyesi kız ve oğlanları bu tarafa kaderdi. Kutsal kılma söyle idi: meşru olmayan, yasaklanan ve lanet olan, kendi topluluğunun içinde evlenme tutumuydu. Bu bir ittifaklık anlaşması ve toplumsal ilişkileniş sözleşme düzenlenmesidir. Böylece karşı tarafla evlenerek, kardeşleşme kuralı getirilmişti.
Kardeş deyince, karşı taraftan evlenebilmek için kardeşleşmedir. İlk ata totem sistem kendi aralarındaki ata totem kardeş evliliği idi. Yeni aidiyetlik evlenmeside, yine kardeşlik geçiş ritueli üstünde yapılacaktı. Ama iki ayrı ata toteme ait üyeler arası karşılıklı evlenmesiydi.
..
Gönülden gönüle yollar gidiyor
Düşe kalka kardeş yıllar gidiyor
Öyle bir zamana geldik kardeşim
Dost zannettiklerin bizi itiyor
İnsanlarda ne tat korlar ne heves
Bakarsınki boşa geçmiş her nefes
..
14] İki etnik bağ içinde görev eşleşen totemin sağlayışlarından iki ittifakçı grubun da faydalandığı bir kardeş eşilme yoluna gidilirken; yine bir kardeş eşme yolu olan karşı ittifakı totemden olanla cinsel birlik sağlar olma yolu ile kardeş eşilmeye de gidildi. Bu ikinci yola, kimin kimle cinsel ilişki kurabileceğine dek olacak yasak ve meşruiyetliği yine tabu, beliriyordu. Bir A toteme ait etnik birlik, ancak ve ancak bir B toteme ait grupla cinsel ilişki kurabilirdi. Yine ha keza bir B toteme ait üye de bir A toteme ait grup üyesi ile cinsel birlik sağlayabilirdi. İşte bu hal, farklı etnik aidiyetten oluş hem birleşmenin, hem de ayrı olmanın tabusu idi. Bu nedenle, kişiler asıl aiti totemlerini bilmeleri gereken bir kimlik eşilme idi. Kişiler kendi ana totem muskasını boynunda taşımalı idiler.
Yine ha keza bağ dokulu gruplar koalisyonu ile aralarında bağ olmayan grupların tabu haram helali farklı olma özelliklerini koruyordu. Örneğin; Musevilerin kendi aralarındaki deve haramı aidiyet ilişkisi, Sami Arapların helali idi. Arap’larında domuz yasağı, Yahudi etnikçi yapısının bir meşruiyeti idi. Yani ayrı grupların birbirine benzememesi, birbirinden ayrı olması; grup üyeliğine değin bir aitlik ve kimlik taşıma ayırt ediciliğidir.
Bu iç ve dışa değin kimliklime grupların hem ayrı coğrafi yerde olmalarının tecridinden dolayı, hem de kendiliğinden iç şartlarla (koalisyonlarla) şekillenen bir durumdu. Yani farklı aidiyet çeşitlenmesi, bir başlangıç belirmesinin esası idi. Koalisyonlar birliği zorlarken, sosyal hayat ayrı edici, ayrı olmanın yaşantı aşmasını zorluyordu. Ve başkasına benzememe ve ancak kendileri gibi bir örnekçe olmanın, etnik yapıların; tabucu zorunluluğudur. Bu günkü sosyal yapılı kültür inanç aşması içinde, eski sosyal birlikler dönemi aidiyetçe uzantıların olduğunu görebilmek, kısmi aydınlanmanın esasıdır.
Etnikçi sosyal birlikler de, birbirine benzeşmezliğin tabusunu inşa etmek normaldir. Çünkü toplumu ortaya çıkaracak hiçbir öznel ve nesnel şart henüz ortada yoktur. Üstelik birlik yapınız, asgari düzeyde var oluşunuzu sağlayacağınız büyüklükte ve dayanışmacı bağ içinde olmak zorunda idi. Dayanışmayı sağlamanın yolu da 'sosyal birlikçi organizmanızı' diğerlerine göre, izole edebilmektir. Sayısal büyüklüğünüz, sizin organize becerinizle; çevrenin besin verimliliğine bağlı olan, bir sınırlılıktı.
..
Ben varmış, sen yokmuş! Biraz mutsuz, biraz öksüz, daracık mutsuz dünyasında kendi kaba sözcükleriyle oynayan parmak kadar bir Küçük Kardeş varmış.
Küçük Kardeş bir gün, pek tanımlayamadığı bir sözcükler dünyasında iyi yürekli bir dosta rastlamış.
Küçük Kardeş saf, tuhaf bir parmak çocuk. Geceler uzun, geceler kara, kapkara, karanlıkmış geceler o parlacık ışığı o yıldızı görmeden önce.
Yine böyle uzun, kara, kapkara bir gecede kendince yol alırken, en az kendisi kadar tuhaf bir ormana dalmış. Çok tuhaf bir yermiş burası. Neler yokmuş ki bu ormanda neler... Kimi soyunuyor, kimi bağırıyor, kimi küfrediyor. Ahlakî, gayrı alakî her şey satılıkmış burada. Alıcısı da çokmuş haa! Kimi çocuklara işkence ediyor, kimi hayvan seviyor! Kimi dövüyor, kimi dövdürüyormuş kendini. Garip bir acı ve zevk dünyası...
..



