Ey karanlığı korkuyla delen yıldız!
Bilmem bilir misin, boğulduğum karanlığı
Sessizliğin boğazıma düğüm olduğu gecelerde
Adını anmak, nefes almaya benzer
Her yıldız, kendi şiirini okur aşk semalarında
Benimkisi suskun, benimkisi yarım
Ama yine de sana yazılı…
Sert topraklara kırgın köklerin
Yağmura duyduğu aşk gibiyim
Ne kadar incinsem de toprağımdan kopamayan
Ne kadar üşüsem de göğe bakan
Bir bekleyişin içindeyim hâlâ…
Hüzünlü yaprakların havasız idamı gibi
Zaman ağır ağır düşüyor omuzlarıma
Ne desem eksik,
Nasıl anlatsam yetmez
Çünkü bazı yangınlar kelimelerle söndürülmez
Alevlerin söndüyse bir kere; dönüşü yok
Ama bil ki küller bile hatırlatır ateşi
Yıldızların sönse de üzülme!
Her sönüş, başka bir doğuşun habercisi
Korkma karanlıktan!
Gece, ışığı saklar bazen sadece…
Bir beyaz cüce olur sana doğarım
Binlerce ışık yılı ötelerden
Zamana inat, mesafelere inat
Karanlıklardan kurtulur
Kırık bir lamba gibi sana fanus olurum
Camım çatlak, ışığım yorgun
Ama niyetim hâlâ aydınlık…
Hiç ışık saçmasam da
İçimde bulutlar alev alev
Yanıyor göklere uçan sonsuzluk gemisi
Adını sen koymuştun o gemiye
Ben sadece içimde büyüttüm…
Adı zamanmış
Seninle sarardığım sonbaharın
Bir mevsim değilmiş meğer
Bir ömürlük eksilme
Bir avuç hatıraymış cebimde taşıdığım,
Korkma karanlıktan!
Yıldızların sönse de üzülme!
Korkma karanlıktan!
En zifiride bile parlar yıldızlar…
@dressiz mektuplar...✍️✍️✍️
Kayıt Tarihi : 24.12.2025 19:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!