Karanlık vadide, vurur tamtamlar,
Nöbetçi ayakta, çeker kılıcı.
Beyhude uğraşır, çirkin fareler,
Koparmış ipleri, ani zaman da.
*
Zifiri dağlarda, gürlüyor çanlar,
Birleşir gruplar, mırlanır dua.
Saklamaz melekler, asla bizi hiç,
Açıkta kalarak, can verir dostlar.
Resimle çekelim, şu net tabloyu:
Alanlar kan içre, koğuşlar tutsak,
Sandıklar içine, gümüş atılır.
*
Ayrıca diyelim, tüyen tiplere!
Terk eder tamamı, ruhları berbat.
Şarkımı alarak, üstüne koştum,
Mısralar fırlattım, ezik sürüye.
*
Nihayet, porsuklar haberi alıp,
Sürecin sonunda, gülümsediler.
*
Zifiri tepeler, vurur davulu.
Davul bahanedir, uçan kuşlara.
Birleşip koşarlar, doğa yurduna,
Hem kartal, hem ayı vahşi çakallar.
*
Tenha uçurumda, inler mahkumlar,
Muhafız ateşte, ısıtır elin.
Nafile isyanlar, soğuk kilitler,
Bükülmez asla, şu çelik halatlar.
*
Issız kenarlarda, çınlar sirenler,
Dizilir bölükler, yakarış bitmez.
Acımaz zalimler, atar meçhule,
Göçerler, giderek eriyen canlar.
Çizelim size, şu net manzarayı:
Sahneler toz içre, zeminler beter,
Çuvallar içine, elmas tıkılır.
*
Üstüne koyalım, sırıtanlara!
Uzaklaşır tümü, maziye nefret.
Ezgimi yaparak, peşine düştüm,
Kıtalar bezedim, sünük yüzlere.
*
Böylece, tavşanlar mutlu anında,
Sürecin sonunda, kahkaha atar.
Kayıt Tarihi : 14.2.2026 21:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!