Puslu sulara, dalar kayıklar,
Zehirli hapı içen, sayıklar,
Hayal tasından içip, ayıklar,
Uçurum ucu, korkutur canı.
*
Karanlık rota çizer, kaptanlar,
Sisler içinde, yitik vatanlar,
Zihin bulandı, sahte yalanlar,
Durmadan ağlar, loş mırıltılar.
*
Sırıtan yüze, lakap arardık,
Nur yüzlü şeytan, diye sorardık,
Kutsal ocağı, boşa yorardık,
Büyücü halkı, isyan ederdi.
*
Kuru toprağa, tohum ekerdik,
Kuruyan dala, taçlar dikerdik,
Köylü meclisi kızar, çekerdik,
Ürkek tavşanlar, köşe ararken.
*
Renksiz tabloya, fırça sürerken,
Sahte suretle, düşler kurarken,
Boşluğa bakıp, hayal sararken.
*
Hırçın dalgalar, yutar gemiyi,
Bozuk saatler, bulmaz iyiyi,
Karanlık kuyu, saklar deliyi,
Mavi fezada, uçar şahinler.
*
Zindan içinde, solar diriler,
Ateş içinde, yanar periler,
Mahzen içinde, donar seriler,
Gurbet elinde, ağlar bülbüller.
*
Zehir taşıyan, garip şişeler,
Korku saçıyor, ıssız köşeler,
Ateş kusuyor, azgın meşeler,
Zalim kurallar, yıktı hakları.
*
Kuru çöllerde, kökler büyümez,
Sulu dağlarda, diken yürümez,
Zalim sarayda, sevgi çürümez,
Tutsak turnalar, engin aşarken.
*
Yüce dağlarda, evler kurarken,
Engin çöllerde, sular ararken,
Issız yerlerde, derman sorarken.
*
Kanlı zırhları, giyer askerler,
Keskin kılıçlar, taşır siperler,
Ateş çemberi, sarar kederler,
Sıcak küllerde, yanar petekler.
*
Kırık sazların, teli kopmuştur,
Sessiz ağlayan, yüzler solmuştur,
Soğuk sulara, zehir dolmuştur,
Vahşi ormanda, susar böcekler.
*
Uzak köylerde, ağıt yakılır,
Paslı çiviler, taşa çakılır,
Eski köprüler, suya yıkılır,
Çorak tarlada, solar başaklar.
*
Cansız bedenler, toprak altında,
Altın sikkeler, zalim tahtında,
Fakir köylüler, çile bahtında,
Issız bozkırda, ağlar çocuklar.
*
Yırtık giysiler, bedeni sarar,
Çıplak ayaklar, dikenler yarar,
Soğuk kış günü, kemiği kırar.
*
Gümüş halkalar, parlar havada,
Altın kadehler, durur masada,
Korkunç yılanlar, gezer doğada,
Zehir dökülür, içilen tastan.
*
Kara bulutlar, göğü kapatır,
Kötü büyüler, akla saplatır,
Azgın fırtına, taşı patlatır,
Yaralı aslan, uyanır yastan.
*
Kanlı pençeler, etleri yırtar,
Acı feryatlar, göklere artar,
Zalim avcılar, günahı tartar,
Keskin baltalar, ağacı budar.
*
Kurumuş kökler, toprağı sıkar,
Azgın nehirler, bendini yıkar,
Sıcak volkanlar, ateşi yakar,
Kızgın alevler, canları yutar.
*
Derin mağara, sırları saklar,
Karanlık dibi, kötüyü paklar,
Gizli dehlizler, korkuyu haklar.
*
Sessiz gemiler, limandan kalkar,
Dalgalı deniz, suları çalkar,
Korkulu gözler, engine bakar,
Hırçın lodoslar, yelkeni büker.
*
Açık denizde, martılar öter,
Siyah bulutlar, dumandan beter,
Sonsuz ufuklar, sanma ki biter
Gökyüzü yere, yaşları döker.
*
Kırık tahtalar, sulara batar,
Karanlık sular, canları yutar
Çaresiz eller, yosunu tutar,
Boğulan sesler, derine siner.
*
Deniz kızları, şarkılar söyler,
Suya gömülen, yıkılmış köyler,
Tahtını yitmiş, kederli beyler,
Derin sessizlik, kalplere biner.
*
Kayalık kıyı, gemiyi ezer,
Korsan filosu, adada gezer,
Vahşi tayfalar, tuzaklar sezer.
*
Yüksek kuleler, buluta değer,
Kibirli şahlar, boynunu eğer,
Altın taçları, paralı meğer,
Kanlı zindanlar, aşağı çeker.
Demir kapılar, kilitli burgu,
Soğuk taşlarda, bitmeyen sorgu,
Sert duvarlarda, örülmüş örgü,
Zalim nöbetçi, gözyaşı döker.
*
Karanlık koğuş, hastayı yorar,
Doktorlar, boşuna ilaç arar,
Karanlık vakit, yarayı sarar,
Sızlayan, kemik içleri.
Kayıt Tarihi : 9.3.2026 14:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!