Bir civan götürdü beni bahçeye
Gördüm o bahçenin dalları sarhoş
Yağmurlar yağar da rüzgarlar eser
Eğilmiş selvinin dalları sarhoş
Gül yarim oturmuş zerbab üstüne
Sarı çiçek sarvan kurmuş naz ilen
Aşıklar da keman ilen saz ilen
On beşinde yeni yetme kız ilen
Seni yaylamanın zamanı dağlar
Sarı çiçek sarvan kurmuş oturur
Sabahtan kalktım güzele uğradım
Dedim güzel uykuların kaçtı mı
Hayli zaman ilinizden gideli
Senin gönlün başkasına düştü mü
Oturmuş hocalar ismini yazar
Sabahtan sabaha fakılar okur
Goncalar açılmış bülbüller şakır
İbrişim atmalı havlular dokur
Eymirli'den bir kız geldi pınara
İmreni imreni yaratmış ezel
Sabahtan seherde suya giderken
Üşüyor parmağı eli kızların
İnce bel üstüne cevahir kemer
Zıhgirden geçiyor beli kızların
Irakta yitirsem yakında bulsam
Sabahtan uğradım ben bir geline
Görse de görmezden gelir yar beni
Düştüm ataşına yandım tutuştum
Kara kaşlım ne haldayım gör beni
Oturmuş sevdiğim zülfünü tarar
Sabahtan uğradım ben bir geline
Dedim aslın faslın nereli gelin
Dedim şu Leyla'nın ismin bileyim
Dediler bu köylü buralı gelin
Bir kız karşımda salındın durdun
Sabahtan uğradım ben bir geline
Bal bulaşmış dudağına diline
Kavil koducağım kavil yerine
Salınıp fırlanıp gezmen mi gelin
Sırtına geyinmiş al ile moru
Sabahtan uğradım ben bir güzele
Var git hey vefasız kul dedi bana
Celladın olurum kıyarım cana
Var bunu böylece bil dedi bana
Ufacık taşınan kule yapılmaz
Sabahtan uğradım ben bir güzele
Görünce aklımı verdim talana
Leylağı sünbülü bilece yetmiş
Cennet kokuları vardır alana
Gök yüzünde meleklerin pirisin
karacaoğlan gibi biri sanmıyorum ki bu dünyaya gelsin. şiirleri akla hayale sığmayacak kelimelerle dolu.. mekanı cennet olsun inşaallah....
Halk türküleri bambaşka..
Karacaoğlan Efsanesi
Asıl adı Hasan’mış. Daha bir yaşına basmadan anadan öksüz kalmış. Beş yaşına varmadan da babası Kara İlyas, Kozan derebeyi tarafından askere alınmış. Bir daha da dönmemiş. Böylece küçük Hasan ortalıkta kalakalmış! Anasının “Karaca” diye sevip doyamadığı Hasan’a köyden Ser ...