Ağlama hey kömür gözlüm ağlama
Ağlamanın gülmeleri yakındır
Br imdat olursa gani Hüda'mdan
Gözüm yaşın silmeleri yakındır
Avlatması çetin olur şahanın
Yalana da deli gönül yalana
Yedi iklim, çar köşeyi dolana
Soğuk sulu yaylalarda sulana
Meğer bu dünyanın sonu yoğ imiş
Bayrak çekip padişahlık sürmedim
Yandım köze döndüm ben ateşlere
Derdimle takıldım ben bir neştere
Delindi ciğerim kapandım yere vay
Beni kaldıracak el gerek bana vay
Halden anlar isen haldaş olalım
Hey ağalar bir od düştü bağrıma
Bir ah çeksem derya dağı yandırır
Garip bülbül konar gül budağına
Bülbülün feryadı dağı yandırır
Sabahtan uğradım yarin sesine
Kadir Mevlam senden bir dileğim var
Şu dileğim kabul eyle Yaradan
Dört dilek diledim ziyana gitti
Ağlattığın kulu güldür Yaradan
Kömür gözlüm ne salının karşımda
Kadir Mevla'm senden bir dileğim var
Benim halim dosta bildir Yaradan
Benim ağyar ile başka davam var
Aradan engeli kaldır Yaradan
Ben yarim isterim Bari Hüda'mdan
Yarçın Yaylası'nda bir güzel gördüm
Kaşları hilal gözleri cerandır
Yanaklarında al al gülleri var
Dili bülbül kendisi bir şahandır
Çiçeklerden almış yüzün rengini
Yaz gelip de beş ayları doğunca
Selleri gördüm de bulandım bu gün
Lalesi yetmiş de sünbülü taze
Gülleri gördüm de bulandım bu gün
İli göçmüş ıssız kalmış yurtları
Yaz gelip de baş ayları doğunca
Açılmış bahçenin gülleri güzel
Yaktı beni Fadime'nin nazarı
Zülüften ayrılmış telleri güzel
Elif'i der isen nazlıdır nazlı
Yaz gelip de beş ayları doğunca
Bahçelerde al kırmızı gül olur
Bahçelerin de ziynetin almışsın
Elbet bir gün nazlı dosttan gel olur
Sabahtan sabaha hüma kuşunun
karacaoğlan gibi biri sanmıyorum ki bu dünyaya gelsin. şiirleri akla hayale sığmayacak kelimelerle dolu.. mekanı cennet olsun inşaallah....
Halk türküleri bambaşka..
Karacaoğlan Efsanesi
Asıl adı Hasan’mış. Daha bir yaşına basmadan anadan öksüz kalmış. Beş yaşına varmadan da babası Kara İlyas, Kozan derebeyi tarafından askere alınmış. Bir daha da dönmemiş. Böylece küçük Hasan ortalıkta kalakalmış! Anasının “Karaca” diye sevip doyamadığı Hasan’a köyden Ser ...