Niye ağladığımı
Ben de bilmiyorum
Gidin güle sorun
Yanmayan ne bilsin
Çoğalmadı bir gün azım
Kışa döner her yıl yazım
Sen ağlama yeter sazım
Sıra bende, sıra bende
Şeyda bülbül niye kondun dalıma
Yaralar dikenim var demedim mi
El içinde adım çıktı zalıma
Sen gülüm dedin de yâr demedim mi
Bülbül senin gerçek adın Kara mı
Sözüm kâr etmedi sana
Eridim ben yana yana
Belki inanırdın bana
Yüreğimi yarsa idin
Felek yuva bozmaz idi
Susuz kalmış güller gibi kururum
Kanatlı kapıya, kilit vururum
Yüce dağ başında döner dururum
Yollar beni nazlı yâre götürün
Elâ gözler yeter, ateş arama
Kavı tutuşturur nazar sevdiğim
Yaradan aşkına, el sür yarama
Yaban el değerse azar sevdiğim
Eldendir çektiğim, eli dinlemem
Cananla aramda yura var benim
Kolumu kesseler böyle inlemem
Yüreğimde derin yara var benim
Resmini karşıma
Kalemi elime aldım
Önce adını yazdım
Sonra tadını
Gül dalında yaprağa
Yere düştüm toprağa
Kuşlar gibi yuva, yapsak dallara
Sonbaharda fidan diksek çallara
Elimden tutsa da düşsek yollara
Yorsa yokuşlarda, yâr beni beni
Donuk bakan gözler hasret bahara
Çiğdemin izinde yağmur ol yağmur
Durmadan el eyler her can buhara
Cemrenin özünde yağmur ol yağmur
Alevden derdim yok közüm yoruyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!