Eyy siyah tülünü giymiş mâtemli
KARA GECE!
Üzerine çöken suskunluğu
Yıldızlara bile ağır gelen gece…
Söyle nazlı yârime,
Başını bir kez
Kollarımın arasına alıp da
Göğüs kafesime bastırmak için
İzin var mı?
Bir nefeslik,
Bir kalp atımlık,
Bir “buradayım” kadar…
Söyle bana şimdi!
Senin dilinde ayrılık kaç hece?
Kaçı dilde kalır söylenmez,
Kaçı yutkunup sustuğum yerden kanar?
Hangi hecesinde insan
Kendi adını unutur?
Vuslat kaç hançer?
Kaçı umut diye saplanır yüreğe,
Kaçı kavuşmaya ramakken
Daha çok kanatır?
Kaçı sarılmaya bir adım kala
Geri çeker kader elini?
Özlem kaç mızrak?
Kaçı gecenin en sessiz yerinde,
Kaçı sabaha karşı,
Uykuyla uyanıklık arasında
Saplanır içime?
Kaçı bir ses olur kulakta,
Kaçı bir hayal,
Kaçı hiç gelmeyecek bir yol sesi?
Yalnızlık…
Kaç gün sürer?
Kaç gece büyür insanın içinde?
Kaç gece aynı duvara bakılır,
Kaç gece aynı soru sorulur?
Kaç gece “alıştım” denir de
Hiç alışılmaz?
Eyy mâtemli KARA GECE!
Sen bilirsin beklemeyi,
Sen bilirsin susarak yanmayı…
Söyle bana şimdi,
Bu sevda kaç ömür eder,
Bu hasret kaç gece daha sürer?
Kayıt Tarihi : 11.1.2026 23:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!