DOGRULUK BU DEGİL
İnsan temiz olmaz namaz kılarak
Hocanın peşinde her,gün koşarak
Akşam sabah secade,de düşerek
Ben dost buldum sende düşman
Ben kurtuldum sende pişman
Sen dert buldun bende derman
Arsız sen burdan gideli.
Sen ağlarken bende güldüm
Sen kin yazdın bense sildim
Sen sır oldun bense geldim
Nursuz sen burdan gideli
Ben uçarken sen süründün
Ben kalkarken sen serildin
Ben yağarken sen eridin
Soysuz sen burdan gideli.
Sen ölürken ben dirildim
Sen yok oldun ben görüldüm
Kanber’im aşka büründüm
Arsız sen burdan gideli.
Kanber GÜRBÜZDAL
Yaptığın sohbette cahili bulma,
Özünü yitirip yalana dalma,
Gaflete düşüp de dostundan olma,
İnsanın insana özü gerekli.
Aklını köreltip kinliği koyma,
Kamilleri kazan düşmanı sayma,
Verdiğin ikrardan dönüp de cayma,
İnsanın insana yüzü gerekli.
Haldan bilmez, inen yolara düşme,
Kulun arkasına kuyular eşme,
Düşkünü yoksulu yabancı görme,
İnsanın insana közü gerekli.
Rızasız bahçenin dalına varma,
Ölümlü dünyada fesatlık kurma,
Kendini seversen Kanber’i yorma,
İnsanın insana bezi gerekli.
Kanber GÜRBÜZDAL
Kurumu derisi alnı çatlamış,
Geçimi dar olmuş sacı aklamış,
Elleri matlaşmış nasır bağlamış,
Bizim emekçidir öyle geliyor.
Gözlerine sitem çökmüş ağlamış,
Almamış gıdayı vücut yıpranmış,
Derisi kırışmış surat katlanmış,
Bizim emekçidir öyle geliyor.
Vücudu çelimsiz beli bükülmüş,
Yaşı genç durmuyor saçı dökülmüş,
Evi derelerde belli itilmiş,
Bizim emekçidir öyle geliyor.
Kalmamış dermanı sorun yüklenmiş,
Zayıftır nefesi ömrü tükenmiş,
Çekmiş Kanber gibi kimse bilmemiş,
Bizim emekçidir öyle geliyor.
Kanber GÜRBÜZDAL
Yüksekten bakıyor bütün çevreye
Ormanlar yamaçta seyire durmuş
Sarmış etrafını yeşil örtüye
Rüzgar anlatıyor ardıç alanı
Kanlı dere su gönderir yayladan
Kırklar cemi çıktık yola,
Yemin ettik doğruluğa,
Hazreti Ali soyuna,
Dönenler Buraya Gelsin.
Doğruluktan dem içenler,
Saray bizim gönlümüzde
neşemizde sevğimizde
dogrulukta dilimizde
insanlıgın aynasıyız.
Varlık bizim ruhumuzda
Kapaklı tarlada ezgi sesleri
yanık türküleri söyler mezere
sarı ali çamından uçunca kuşlar
dağın taşın açar güller mezere
Edebi erkanı çolak dededen
Yaraş belenini aşıp inince.
Büyük çayırını yeşil görünce.
Dam tepesinden rüzgar esince.
Sevincim içime sığmaz çavşlu.
Çal,dağı eteği çiçek olunca.
Gezmek istiyorsan Sivas ilini
Emlak yöresini şirin köyünü
Topaç boğazını ırmak köyünü
Uğramadan gitme gel Orta köy’e
Tatmak istiyorsan Çermik suyunu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!